30 Mayıs 2008 Cuma

Türkiye 2 - 0 Finlandiya


Euro 08 öncesi son hazırlık maçımızı Finlandiya ile oynadık. İdeal 11’e en yakın kadroyla maça çıktık deniliyor ama hala ideal bir 11’imiz yok. Nihat tek mi oynayacak ilerde yoksa bugün olduğu gibi Mevlüt’le mi oynayacak, Tuncay solda oynamaya devam edecek mi yoksa Arda oraya girip Tuncay ileriye Nihat’ın yanına mı çekilecek ? Herkes bu soruları soruyor ama ortada kesin bir cevap yok . Maça çok iyi başladık ve bu üstünlüğümüz ilk yarı boyunca devam etti. Özellikle Emre-Sabri ve Mevlüt’ün oyunları göz doldurdu. Mevlüt biraz tutuk başladı maça ama ilerleyen dakikalarda ortaya koyduğu oyunla boş bir adam olmadığını gösterdi. Defansın arkasına çok iyi sarkıyor ve adam eksiltiyor. En önemli özelliği ise deniyor, şut çekiyor. Mevlüt için çok önemli bir sınavdı özellikle Halil’in kendisi yerine tercih edilmesinden sonra buna rağmen sınavı başarıyla verdi. Emre için ayrı bir şey yazılması lazım. Sezon boyunca top oynamadı ama 3 maçtır takımın en önemli ismi olduğunu gösteriyor. İlk yarıda defansın arkasına attığı toplar veya attığı ters toplar bu takım için çok önemli. Aurelio ve Hamit’le oynamak çok rahatlatıyor onu ve oyunu istediği gibi kurma şansını yakalıyor. Sabri’de ilk yarı çok değişik bir performans sergiledi. Adam geçti,üstüne asist yaptı en önemlisi boş bıraktığı alana geri koştu özellikle Galatasaray taraftarları için çok ilginç,değişik gelen ve zor rastlanan olaylardı aslında bir sağ kanat oyuncusunun her zaman yapması gereken şeyler bu yatıkları ama bir sebepten dolayı bize garip geliyor.

İlk yarıda oynadığımız oyun şu ana kadar hazırlık maçlarında izlediğimiz en iyi oyun olsa bile defanstan top çıkarken basit top kayıplar yapmamız ve orta sahanın zaman zaman durarak oynaması sıkıntıya sokuyor bizi. Nihat’ın hiç top alamaması, Tuncay’ın sol kanatta hiçbir atağı olmaması ve hücumun Emre’nin defansın arkasına atacağı toplara ve sağ kanada yüklenmesi en büyük sorunumuz hücum anlamında. Arda’nın ilk 11’de bulunması lazım oyunu sağ tarafa yıkmamak için. Defansif olarak oldukça sorunluyuz zaten ezelden beri, Servet sakatlıktan döndükten sonra sezon içinde kaldığı yerden devam etmesine rağmen Gökhan hiçbir şekilde güven vermiyor. Defans sorunumuz yıllardır çözülemedi 10 günde çözülmesini beklemiyoruz doğal olarak, dikkatli olsunlar abuk-sabuk bir gol yemeyelim yeter turnuvada. Başlıyor artık turnuva, umutluyum ben bu takımdan.

1 yorum:

Horace Dearly dedi ki...

Merhaba, dün akşamki Milli Takım'ın en çok iyi niyetini, konsantrasyonunu, verilen taktiği uygulama çabasını beğendim. Gönderilen futbolcular takım içinde kriz yaratacağına, tam tersi sanki birleşme havası yaratmış. Akşam Hamit de çıktı, "bir an üzüldük, o da normal, ama devam ediyoruz" şeklinde konuştu ki, bence bu çok önemliydi. Takımın yaydığı enerji gerçekten izleyenlere olumlu olarak ulaşıyor. Tatsız olan ne derseniz: orta sahanın tüm yükü Aurelio'da. Orta saha futbolu demek, sadece koşan orta saha oyuncuları değil aslında. Savunma ile orta sahanın çok iyi kurgulanarak, bir bütünlük göstermesi ve bunun neticesinde sağlamlıkla esnekliği birleştirmesi. Ancak turnuvada karşılaşacağımız tüm takımlar bize kendi ceza alanımız önünden itibaren sıkı baskı uygulayacakları için, bizdeki orta saha - defans kurgusunun zayıflığı daha çok göze çarpacaktır korkarım. 2006 Dünya Kupası'nda Fransa'nın Vieira - Makalele ikilisinin orta çekirdeğin kontrolünü hiç bırakmaması gibi bir anlayış bizde de Aurelio ve Ayhan ile denenebilir, kanımca da başarı olasılığını artırırdı. Ama Terim'in oyun tarzı bu değil.