8 Haziran 2008 Pazar

Spor güzeldir

A Grubu : Türkiye 0 - 2 Portekiz


Maalesef beklenen oldu ve Portekiz'e karşı 2-0'lık skorla mağlup olduk. Tabii maçtan önceki favorinin Portekiz olması, alınan bu mağlubiyetteki üzüntümüzü hiç de azaltmıyor. Niye mi? Çok basit, çünkü bu gece sahada gerçek anlamıyla ezildik. Milli takımımız ne yapmak istediğinin farkında değildi, savunma da yapamadık, hücum da yapamadık. Mücadele desek onda da yetersizdik, 70'ten sonra pilimiz bitti. Maçı izlemeyen arkadaşlar ne yaptık o zaman diyecektir. Şöyle özetleyelim: Portekiz'in kalecisi Ricardo maç boyunca 1 top bile tutmadı, tutmayı bırakın atlamasına gerek kalmadı. Maçı televizyondan takip edenler herhalde Portekiz kalesini toplam 10 kere falan gördüler. Peki Portekiz mi bizi bu kadar ezdi, çaresiz bıraktı? İşte zaten moralimizi bozan nokta burası, Portekiz öyle ahım şahım bir futbol oynamadı, rölantideki performansları bizi alt etmeye yetti. Bütün bunlara ayağımızda top tutamamamız sebep oldu, Emre hariç maça pas yeteneği kısıtlı oyuncularla başladık. Hamit'i de sayabiliriz ancak kendisine sağ bekte görev verildiğinden dolayı pek katkı yapamadı. Neyse tek tek oyuncularımızın performanslarına değinmeyeceğim çünkü hücumda biraz kıpırdanan Kazım hariç, herkes çok kötüydü...
Kısacası maç boyunca devamlı hücuma çıkarken top kaptırdık ve bu topların kalemize atak olarak dönmesine sağladık. Açıkçası önümüzdeki 2 maç için hiç ümit vermedik. İnşallah İsviçre'yi yeneriz ve turnuvadaki iddiamız devam eder diyoruz.

7 Haziran 2008 Cumartesi

Euro 2008 Başlıyor

Yarın büyük heyecan başlıyor. 2004 ve 2006’da turnuvalara katılamadıktan sonra bu turnuvada Milli takımızda bulunuyor. 6 sene sonra başka takımları desteklemek yerine Milli takımızın maçlarında harcayacağız destek hakkımızı. Bu çağrılmadı, bu adam nasıl olmaz lafları artık iyice bitti ve yarın oynanacak Portekiz maçına odaklanıldı. Blogda yaptığımız ankette büyük bir çoğunluk gruptan çıkamayacağımız şeklinde görüş bildirmiş. Ben 2.olarak bu gruptan çıkacağımızı tahmin ediyorum. Grupta diğer 3 takımdan belki bize karşı en ağır basan Portekiz bireysel yıldız farkıyla ama yenilemeyecek bir takım değil benim gözümde. İsviçre ve Çek Cumhuriyeti ile başa baş mücadele edeceğimizi, kendi oyunumuzu oynarsak ve yine salakça-kendi hatamızdan kaynaklanan bir gol yemezsek yenebileceğimiz takımlar. Avrupa Şampiyonası çok büyük bir turnuvadır Dünya kupasından sonra yaz aylarının futbolseverler için kurtarıcısıdır ve bu turnuvada taraf olma heyecanımız yaşayacağımız için çok daha özel oldu Euro 2008.

Atv ve Lig Tv'den yayınlanacak maçlar. Koca ülkede dünya futbolunun en büyük organizasyonlarından birisini yorumlayacak isimler şaka gibi. Ahmet Çakar-Kazım Kanat ve Aziz Üstel. Kanal 1 ve Dünya Kupası faciası maalesef hala akıllarda, aratmayacaklar gibi gözüküyor Kanal 1'i.

6 Haziran 2008 Cuma

Yıh yıh yıh


Barni Flintstones'da böyle gülerdi.
Bir taraftarın, Emre'ye "Galatasaray'ı sattın" demesi üzerine Emre'nin cevabı nedense bende bu tip bir gülümseme yarattı.
.
"Ekmek paramızı da mı kazanamayacağız"
Emre Belözoğlu

Çok yaratıcı



Süper gerçekten

Dos Santos Spurs'da

Juan De Ramos'un Spurs'un başına geçtiği zamandan beri istediği transfer sonunda gerçekleşti ve Giovani önümüzdeki sezon Premier League'de Spurs formasını giyecek. Arjantin-Meksika hazırlık maçının ardından yapılan toplantıda Gio Spurs'le anlaştığını açıkladı. Geçen seneden beri Barça'da huzursuzluk yaratıyordu zaten ki City'e transferi son anda yatmıştı, şu dönemde LaPorta'nın takımı yenileme çalışmalarından Gio'da böylece kendisine düşen payı almış oldu. Barça'ya 10 milyon Euro ödenecek Spurs tarafından, tabi bunca yetiştirme vs vs düşünülünce rakam az gibi.

Final Günlüğü

Boston Celtics - Los Angeles Lakers


Sonunda büyük buluşma gerçekleşti. Herkesin ortak hayali olan Celtics - Lakers final serisi dün gece Boston'un sahasında start aldı. Celtics'in saha avantajına sahip olması nedeniyle sahası Banknorth Garden'da oynanan ilk maçı evsahibi ekip son perioddaki üstün oyunuyla kazanmayı bildi. Büyük üçlünün play-off serisinde sona yaklaşıldığında vites arttırdığını ve daha da sert oynamaya başladığını söylemiştik, dün de final serisinde büyük üçlü ve buçukluk Rajon Rondo'nun performansı sahada kazananı belirledi. Maçın ikinci yarısının hemen başında Boston'un kalbi olan Paul Pierce'ın bileğinden sakatlanıp da soyunma odasına gitmesi maçın heyecan verici anıydı. Tedavi sonrasında sahaya dönmesi ise maçın kırılma anı oldu, 10 yıldır Boston'da oynayan takım kaptanı hem takımı hem tribünlerü performansıyla coşturdu ve son perioddaki fark geldi. Maçın kazananı belli eden bir diğer faktörü ise ikinci yarıda oluşan Boston savunmasıydı, yılın savunmacısı Garnett'le birlikte takım ikinci period hariç Lakers'a potayı oldukça zor gösterdiler. Spurs'e karşı bile 100'lü sayıları rahatça bulan Lakers o ortamı bu maçta hiç bulamadı. Tabi bunun sonucunda da evsahibi ekip ribaund'larda 46-33 gibi bir üstünlük sağladı. Büyük üçlünün savunmadaki mücadelesi ve hücumdaki performansı ile ilk raundu kazanarak seride 1-0 üstünlüğü sağladı.


Maçın yıldızı aslında istatistiksel olarak kesinlikle Kevin Garnett, 24 sayı 13 rebaund'la maçı Boston'a getiren isimdi, özellikle maçın son anlarına tek kelimeyle damgasını vuran adam oldu, Garnett'e katkı kaptan Paul Pierce'ten geldi, sakatlanıp oyuna sonradan tekrar dahil olmasına rağmen 7- 10 gibi süper bir yüzdeyle 22 sayı ile maçı tamamladı. Büyük üçlünün diğer ayağı Ray Allen'sa 19 sayı, 8 rebaund ve5 assistle kendisini eleştirenlere bir kez daha cevap verdi. Boston'da en şaşırtıcı performans ise çaylak Rondo'dan geldi, 15 sayı, 5 rebaund ve 7 assistlik performans genç oyuncu için final serisine muhteşem bir start oldu.

Deplasman ekibi Lakers ise devreyi 51-46 önde kapamasına rağmen son çeyrekteki sert savunmaya karşı birşey yapamadı. Kobe gene Lakers'ı sırtlayan isim oldu sayı olarak 9-26'lık bir yüzdeyle 24 sayı bırakabildi Boston potasına, Kobe'ye 15'er sayıyla Fisher ve Gasol, 14 sayıyla Odom eşlik etti. Her iki takımın da üçlük yüzdeleri oldukça kötüydü. Tabi Lakers'ın biraz daha kötüydü, dış oyuncuların kötü atışları Lakers'ın canını bu maç çok fazla yaktı.

16 yıllık veteran oyuncu, hepimizin sevgilisi Sam amca için eğlence zamanı.Boston evinde galibiyetle seriye başlamaktan tabi ki oldukça mutlu, Lakers ilk defa saha avantajı olmadan ve ilk defa geriden başlayarak mücadele edecek. NBA finallerinde ilk maçı kazanan takımların % 86'sı final serisini kazanıp mutlu sona ulaşıyorlar. Bakalım Boston bu istatistiği daha da geliştirebilecek mi ?

Maça media'nın da ilgisi büyüktü 35 ülkeden 280 gazeteci maçı takip etti, 205 ülkeden de yayınlandı ve bu anlamda TNT'nin de duaları kabul olmuş oldu.

5 Haziran 2008 Perşembe

Kim gelecek ?

Adnan Polat yönetimi göreve geldikten sonra çok güzel işler imza atıp, taraftarın üstündeki ölü toprağını atmayı başardılar, yeni bir heyecan getirdiler kulübe.Fakat bana göre teknik direktör konusunda sebebini bilmediğimiz bir şekilde hata yapıyorlar, çok geç kalıyorlar. Burdan konuşmak çok kolay transfer işinin zorlukları vardır tabi ama bu uzun süreçte halledilmiş olmasını bekliyordum. Kalli’yi takımın başından gönderdiklerinde ligin bitimine 6 hafta vardı. Abdullah Avcı’ya teklif götürüldü ama A.Avcı hem ligde Galatasaray’la karşılaşacağı hem de takımın yarı yolda bırakmak istememesinden dolayı teklifi istemeyerek de olsa kabul etmedi. Keşke bu teklif sezon sonunda yapılsaydı diye çok istemiştim. Abdullah Hoca'nın tavrı ise alkış almıştı benden. Buna karşılık Galatasaray yönetimi Aslanlarla yola devam kararı aldı. A.Sezgin-Cevat Güler-Burak ve Nezihi hocayla çok başarılı bir 6 hafta geçirdi. Kalli döneminde göremediğimiz maçlara göre taktik denediler bu süreçte.

Lig biteli 1 ay oldu. Normal şartlar altında yeni teknik adamın şampiyonluk kutlamalarından 1 hafta sonra açıklanmasını bekliyordum ama her gün yeni bir isim eşliğinde bu bilmece devam ediyor. Lucescu-Hagi-Sammer-Deschamp-Skibbe-Laudrup isimleri çıktı ve son 3 isim her gün çıkmaya devam ediyor. Çok zorlu bir Şampiyonlar Ligi ön eleme kurası bekliyor Galatasaray’ı ve yeni teknik adam hala belli değil. Kalli, sezon bitiminde gönderilseydi buna hak verebilirdim ama 10 hafta gibi bir süreç geçti ve hala bu konunun ne olacağı belli değil.

3 Haziran 2008 Salı

Aceto Balsamico


Türkiye'deki futbol bloglarının belki de en iyilerinden biri olan Aceto Balsamico (Bülent abi) üzücü bir karar alarak blog'u kapattığını açıklamış. Hani blog'larda rekabet vardır şudur,budur falandır derler ama birkaç gündür kilit takılı postu gördükten sonra böyle bir post açıkcası beni oldukça üzdü. Futbolu bilen, seven işini özenerek yapan bir adamın neler yapabileceğinin en net örneğidir aslında ( hadi onun istediği gibi yazalım ) Aceto, ve nedense bu ülkede bir işi iyi yapan bir adama illa ki bir şekilde saldırılıyor. Yazık oluyor artık bu insanların değer bilmeme hali Fotomaç, Fotospor, Fanatik gibi sallamasyon haber kaynakları yerine birçok insanın sabah ilk iş olarak göz attığı bloglardan birini dostumuz yorumlarda edilen küfürlerden dolayı kapatmış.

Aslında şaşırdım da bu duruma ( eğer arkasında başka bir sebep de yoksa) kafası çalışmayan bir kaç andaval karakter yüzünden bunca sevenini de üzmeye değer miydi diye düşünüyor insan. Satırlarca araştırılarak yazılan yazılar, verilen emekler, harcanan saatler değeri kendinden menkul insan müsvettesi bir kaç karakter için heba edilmemeli. Doğrudur aileye edilen hakaretler insanı yıpratır gerçekten, bunu bende kendi forumumuzda çok sıklıkla yaşadım, ama bunun çözümü bu olmamalıydı. Hepimiz futbolu, futbol üzerine konuşmayı, kafa patlatmayı bu kadar severken ortak paydamız sidik yarışı yerine topun peşinde koşturmak iken Aceto'nun bu postuyla insan yol arkadaşlarından birini kaybetmiş hissiyatını çok derinden yaşıyor.

Özleyeceğimiz kesin Bülent abi'yi.

Sakatlanıp oyundan çıksa da özverili oyunuyla alkışı hakediyor kesinlikle.

JM Inter'de # 2


2 Haziran 2008 Pazartesi

JM Inter'de

Jose Mourinho resmen Inter’de. Herkes tarafından biliniyordu ama ne zaman açıklanacağı soru işaretiyken Inter resmi sitesinden biraz önce açıklandı Special One’ın Inter’le 3 senelik anlaşma imzaladığı. Yıllık 9 milyon euro alacağı konuşuluyor. Mancini döneminde, masa başında verilen şampiyonluk, daha sonra ağır ağabeylerin ligde olmaması veya eksi puanla başlamalarından dolayı alınan şampiyonluk ve bu sene 11 puan farktan son maçın 60.dakikasına kadar gelmeyecek mi ulan denilen Zlatan’ın getirdiği şampiyonluktan sonra Mancini’ye kapıyı gösterdiler, bu arada Avrupa’da sürekli tokat yedi Mancini.

Jose, Moratti’nin parasını en güzel şekilde kullanacaktır. Drogba-Lampard-Quaresma-Deco isimleri gündemde günler öncesinden dolaşmaya başlamıştı bile. Quaresma’da gelirse Inter’in hiçbir maçı kaçmaz. Alsın artık birisi şu çocuğu, her maçını izleyelim. Jose’nin başarılı olacağını düşünüyorum Inter’de ama Moratti’yi sadece İtalya Ligi kesmeyecektir, şampiyonlar liginde başarıyı bekliyor Inter taraftarı ve Moratti. Zlatan denen gamsız bünyeyi de takım için varını-yoğunu ortaya koymaya hazır bir adam haline getirirse JM,mükemmel bir Inter bizi bekliyor. İtalya Ligini çok önemli maçlar haricinde pek takip etmezdim ama bu sene Jose’nin varlığı takip etmek için yeterli bir sebep haline getirdi.

1 Haziran 2008 Pazar

Altın kafa Eto'o


Kamerun milli takımının basınla arasında ilişkiler oldukça gergindi bir süredir yöneticilerin kampa giriş vs de yarattıkları sıkıntı ortamı oldukça germişti. Afrikada oynanan dünya kupası eleme maçının ardından basın ve oyuncular arasında başlayan sözlü atışmalar en sonunda Eto'o nun kafasıyla kavgaya dönüşmüş. Yerel radyo muhabirlerinden Philippe Bony'nin Eto'o dan yediği kafayla dudağı patlayıp bir dişi kırılmış. Tabi gazeteci şikayetçi olmuş ve " bunun cezasız kalmayacağına inanıyorum" demiş. Kamerun federasyonu ve Eto'o konu hakkında bir yorum henüz yapmamışlar. Bakalım bu meseleyi nasıl bağlayacaklar?

Miss Euro soccer



Dün gece Almanya Europa Park in Rust'da Euro Soccer güzellik yarışması yapıldı. Çek güzeli Dominika Huzvarova yarışmayı kazanırken, Yunanistandan Mariola Shabanaj ikinci oldu (en sağda), resimdeki diğer ikili ise Türk Filiz Heilmann (soldan ikinci) ve Rusya'dan Ekaterina Kurochkina (en solda).

Bu arada jüri üyesinin bakışı da muhteşemmiş. Mest olup eriyip bitmiş adam. O nasıl bir gülümseme yahu?

Haydi bakalım

Türkiye (Coach Fatih Terim)

Kale: Volkan Demirel (Fenerbahçe), Rüştü Reçber (Beşiktaş), Tolga Zengin (Trabzonspor)

Defans: Sabri Sarıoglu (Galatasaray), Gökhan Zan (Beşiktaş), Emre Aşık (Galatasaray), Servet Çetin (Galatasaray), Hakan Balta (Galatasaray), Uğur Boral (Fenerbahçe), Emre Güngör (Galatasaray)

Orta Saha: Mehmet Aurelio (Fenerbahçe), Mehmet Topal (Galatasaray), Emre Belözoğlu (Newcastle), Tümer Metin (Larissa), Hamit Altıntop (Bayern Münih), Ayhan Akman (Galatasaray), Arda Turan (Galatasaray), Tuncay ŞanlI (Middlesbrough), KazIm KazIm (FenerbahÇe), Gökdeniz Karadeniz (Rubin Kazan)

Forvet: Nihat Kahveci (Villarreal), Semih Şentürk (Fenerbahçe), Mevlüt Erdinç (Sochaux).
.
Uzun zamandır klüpçülük zihniyeti milli maçlarda daha öne çıkar bir vaziyette. Bunun suçlusu şudur, budur çok da önemi yok şu an için basın, Fatih Terim, klüpler vs adını ne koyarsanız koyun son dönemde milletçe milli maçlara bakış açımız oldukça değişti. Kimileri her mağlubiyet sonrası Fatih Terim'i suçlar oldu, kimileri bizden şu kadar adam onlardan bu kadar adam aldılar milli takıma diye eleştirdi, kimi yazarlar ipe sapa gelmez saldırılarla neredeyse yazılarını milli takım keşke yenilseye kadar getirdiler. Bazıları Aurelio neden milli takımda'yı sorgular oldu.
İnsanlarda milli takıma karşı ciddi bir güvensizlik mevcut şu anda, elbette eleştiriler olabilir, kadro tercihi yanlış bulunabilir bunlar zaten hep olması gerekenler. Ama asıl unutulmaması gereken birşey var ; bu takım Türkiye milli takımı, bizim ülkemizin takımı ve şu anda kişisel takıntılardan, komplekslerden sıyrılıp destek olma zamanı. Bırakın hangi takımı tutuyorsanız tutun bunun önemi yok, o forma altında hepsi bizim çocuklarımız bunu sakın unutmayın. Milli forma altında hiç sevmediğiniz hatta uyuz olduğunuz bir adam da olabilir ama üzerinde Kırmızı-Beyaz forma bizim ülkemizin forması ve bu süreçte desteğinizi esirgemeyin bu çocuklardan. Zaman hesapsız, kitapsız destek verme zamanıysa biz de üstümüze düşeni yapalım.

Valentino Rossi