12 Ocak 2009 Pazartesi

Fifa Yılın Futbolcusu CR7



Fifa Yılın Futbolcusu ödülü sahibini buldu. Portekizli Yıldız Cristiano Ronaldo'nun alacağını aşağı-yukarı herkes tahmin ediyordu zaten. Manu'da geçirdiği kelimelerle tarif edilemeyen performansından sonra tüm ödülleri topladı zaten. Rakipleri Messi,Kaka,Xavi ve Torres'ti. Ödülünü Pele'nin elinden aldı Portekizli yıldız. Ödül töreninde yılın fair-play ödülünü de Türkiye ve Ermenistan futbol federasyonları aldı Dünya Kupası elemelerinde oynanan maçtan dolayı. Mahmut Özgener ve Tuncay Şanlı sahneye çıktı ödülü almak için. Performansını devam ettirirse seneye ödülün sahibi Messi olacaktır.

Gecede verilen diğer ödüller ve sahipleri ;

Yılın Erkek Futbolcusu: Cristiano Ronaldo (Portekiz)

Yılın Kadın Futbolcusu: Marta (Brezilya)

2008 Dünya Fair Play Ödülü: Türkiye ve Ermenistan Futbol Federasyonları

FIFA Gelişim Ödülü: Filistin

2008 Yılı FIFA Başkanlık Ödülü: Kadınlar Futbolu

Green Street 2: Stand Your Ground


Elijah Wood'un başrolde oynadığı Green Street Hooligans filmi oldukça başarılı,sürekli izlemeyen arkadaşlara tavsiye ettiğimiz bir filmdi. Amerika'dan gelen ve futboldan çakmayan kardeşimizin taraftar grubunun arasına girmesi, grubun girdiği mevzular, kura çekiminde yaşanan heyecan ve filmin sonuyla en iyi filmlerin arasında yerini almıştır her zaman. Filmin sonunda ben de bu adamların grubunda olmak istiyorum diye gaza gelenlerin sayısı az değildir. 5-6 kez izlemişliğim var filmi arkadaşlara izleticem ayağına. Bir ara Atv yayınlamaya kalktı ama ekrandan ayrılmayan mozaiklemeler olsun Türkçe dublajın kötülüğü olsun çok sevdiğim bu filme tv ekranında katlanamadım. Eğer hala izlememiş olan varsa bir an önce edinip izlemeli yanına birasını alıp.

Bugün nette gezerken filmin 2.sinin fragmanına rast geldim. Büyük bir hevesle fragmanı izlemeye başladım fakat noluyor ulan demem geç olmadı. Fragmana bakınca aklıma direk Vinnie Jones'lu, Jason Statham'lı '' Mean Machine '' filmi geldi. Orada gardiyanlarla yapılan bir maç vardı burada mahkumlar maç yapıyor. Yine tribün ortamı, West Ham-Milwall kapışması, Elijah Wood'u beklerken karşımda hapishane ortamı bulmam, üstüne bir ''Mean Machine'' çakması gibi maç yapılması hayal kırıklığı yarattı. Yine de nasıl olacağını bilemiyorum ama ilk filmden aldığım zevki alacağımı sanmıyorum. Büyük olasılıkla ilk filmin hatırına katlanırız buna. Filmin afişini falan da bulamadım nette.

Fragman için ;

Tık...

7 Ocak 2009 Çarşamba

Zlatan # 4




Karda eğlendikten sonra içeriye geçmiş doğal olarak Inter'li oyuncular. Zlatan'da All-Star hafta sonunda smaç yarışmasına katılacaklara gözdağını vermeyi ihmal etmemiş. Beklenir herşey ondan. Jose'nin içi gitmiştir, Zlatan smaca kalktığında kıracak bir taraflarını sorunlu diye.

Karlar Altında

Resimlerin gerisi için ; tık

5 Ocak 2009 Pazartesi

Çelişki nedir?



İki takım düşünün;
Takımlardan ilki 7 kişiyle savunma yapmadan şut performansıyla oynuyor ,diğeri ise daha geniş bir rotasyon ,üç süperstar ve ligin en iyi savunmasına sahip.

Birinci takım maç başına 104 sayı atıp 107 yiyor ,ligin rakibe en çok ribaund farkı veren ,en çok üçlük deneyen takımı.Bu yüzden ligin en az serbest atış kullanan takımlarından biri.

İkinci takım ise 100 atıp 90 yiyor ,ligin rakibe en az ribaund farkı veren takımı ,en az üçlük deneyen takımlarından biri.Ve yine bunun neticesinde en çok serbest atış kullanan takımlardan biri.

Birincinin pota altı D.Lee ve Al Harrington/J.Jeffries'e emanet.İkinci takımın ise K.Garnett ve K.Perkins'e.

Bu maç bu sabaha karşı oynandı.Ve şu sonuç çıktı.Takımların hangisinin birinci hangisinin ikinci takım olduğunu anlamak zor olmasa gerek.


4 Ocak 2009 Pazar

Maradona&Barca


Maradona dün Barcelona'nın Mallorca'yı 3-1 ile geçtiği maçta tribünde Messi ile beraberdi. Maç içinde bolca ekrana geldi doğal olarak bu ikili. Bugün de gidip Barca idmanını izlemiş. Guardiola'ya Messi'ye dikkatli davran diyordur büyük olasılıkla. Bize de bu kareleri bıraktı bu gezisinden.

3 Ocak 2009 Cumartesi

Ertuğrul Sağlam Bursa'da


Ertuğrul Sağlam, dün Bursaspor'un başına geçti 3,5 yıllık sözleşmeye imza atarak. Bu sene Bursaspor'un başına geçen 3.teknik adam oldu. Beşiktaş kariyeri inişli-çıkışlıydı. Sahada sonuçlar alınsa bile oynanan futbol büyük çoğunluğu hiç mutlu etmiyordu. Tabi doğruluğunu bilmediğimiz bazı röportajlardan öğrendiğimiz, ilginç transfer hamleleri oldu E.Sağlam'ın. Legrottaglie-Diatta tercihi, Higuain gibi. Bu sene ligde sonuç olarak iyi ilerlerken ipini Metalist maçı çekti. İstifasını verdi Demirören yönetiminin tavırları sonucunda. Gittikten sonra Beşiktaş düzeldi mi, cevap tabi ki hayır ama o konunun yeri burası değil. Ertuğrul'a ve Bursa'ya hayırlı olsun diyelim. Sabredilmesi lazım Ertuğtul Sağlam'a. En azından yeni sezonda kendi oluşturacağı takımla neler yapabileceğine bakılması lazım.

30 Aralık 2008 Salı

Hayırlı olsun mu diyelim?

Futbolun biraz ara verdiği bu günlerde yeni bir rekor çıktı yeşil sahalardan. İngiltere'de amatör küme takımlarından Chippenham Town'ın forvet oyuncusu David Pratt, maçın 3. saniyesinde gördüğü kırmızı kartla 1990 yılından beri kırılmak için bekleyen rekoru eline geçirdi. Pratt, rakip takım oyuncusu Chris Knowles'ın üzerine yürüyüp ittiği için hakem tarafından daha 3. saniyede oyundan atıldı. Bundan önceki rekor 1990 yılından beri Bologna'dan Giuseppe Lorenzo'ya aitti. Bu da enteresan gerçekten, yani düşününce 3 saniye gibi bir zamanda ne ara diğer oyuncuyu gözüne kestirdin, ne ara gittin vurdun hakikaten inanılmaz. Bu sefer bu rekor çok çok uzun süre Pratt'te kalır gibi gözüküyor.

Zamanında PKK- İtalya ilişkisi yüzünden gergin geçen Zidane'ın hafta içi açıklamalarıyla gerginliği doruğa çıkan olaylı Juventus maçında hakem "Küpküçük" Hakan'ın maçın 5. saniyesinde Zidane'a yaptığı kırmızı kartlık hareketi es geçmiş bu güzide rekorun bizim ülkemize ulaşmasını engellemişti. Artık iyice zorlaştı bu durum .. Haydi Egemen, haydi Egemen türevleri, ülke sizden hizmet bekliyor.

Azami 5 yıl ?

Haber malum, Steve G. Newcastle United maçı sonrası kutlama yaptıkları Lounge Inn'de barın DJ'iyle şarkı yüzünden çıkan bir kavgaya karıştı. Yanındaki iki arkadaşıyla DJ'i döverek hastanelik eden Gerrard'ın başı artık biraz daha belada, zira olay basit bir tartışmadan çıkıp mahkemeye taşınacak. 34 yaşındaki DJ Marcus McGee'nin şikayetçi olmasıyla 23 Ocak'ta Noth Sefton'da mahkemeye çıkacaklar ve azami beş yıl hapis istemiyle yargılanacaklar. Premier League'de onca bu tip olaylara karışmaya meyilli oyuncu varken efendiliği ile tanınan Mr.Liverpool'un böyle bir durumla karşılaşmış olması can sıkıcı. Liverpool klübü'de oyuncusuna her türlü desteği verdiğini internet sitesiden duyurdu. ''Steven, son 10 yıldır Liverpool'a fevkalade hizmetleri bulunmuş, başarılı bir futbolcumuzdur. Liverpool, ihtiyacı olan her türlü desteği kendisine sağlayacaktır'' .

Umalım ki herşey yolunda gider Steve G. için, resimde süper bu arada sanırsın lise son sınıf öğrencisi de müdürün odasından çağırmışlar, saçlar kıyafet falan tam uymuş.

29 Aralık 2008 Pazartesi

Vay be ..

Hey gidi hey. Yılların emektarı, son dönemde yeni rakipleri karşısında pek tercih edilmeyen skor sitesi http://www.livescore.com/ da telekom için tehlikeli site kapsamında değerlendirilmiş ve engellenmiş. İşin ilginç tarafı hani " gençlere kötü örnek teşkil eden" falan diye saçma sapan bahaneler var ya neyle bağdaştırmak istersen iste olmuyor. Bildiğimiz skor sitesi bu kardeşim daha ötesi değil ki yani, kenardaki küçük reklamlara mı takıldınız, NTVSpor'da altyazıyla geçiyor canlı sonuçları aynı şekilde ona da mı ulaşım engellensin? Siteyi çok kullandığımdan falan değil ama şu uygulamalar hakikaten artık komedi ötesi. Bir de bahane ne acaba ya 421.02.01.2008-321210 no'lu karar gerekçesinin açılımı nedir merak ediyorum. Bilen varsa bi yorum atarsa sevinirim.

Edit : xscores.com vb sitelere de artık girilemiyor, sabah açılıyordu artık bu ekranla karşılaşıyorum. Giremeyeceğimden değil de bu saçma salak uygulamanın sebebi merak konum artık.

Yeni yıla girerken Premier League

Premier League geleneksel sene sonu yoğunluğu bugün ve yarın oynanacak birer maçla sona erecek. İngiliz takımlarının bu şampiyona yoğunluğu dolayısıyla diğer liglerde ara verilirken birçok takım diğer kulvarlarda karşılaşmaya devam edecekler. Premier League'e bir hafta ara verilirken bu hafta beklenmedik sonuçlar elde edildi.

Liverpool St James Park'ta Newcastle'ı bozguna uğratırken, Benitez de çıkarttığı kadroyla bizi şaşırtmaya devam ediyor. Rotasyon iyi güzel de bu artık Benitez için doğal ihtiyaç olmuş. Riera, Torres, Keane gibi oyuncular kenara gelirken Babel, Insua vs oyundaydı. Gerçi oyun ve sonuç Benitez eleştirmenlerini üzecek de olsa elinde Steve G. gibi bir oyuncu varsa hayat daha da kolay. Belirtmeden geçmeyelim Liverpool'un kazandığı penaltı tam anlamıyla komedi. O penaltı burda verilse sanırım 3 gün 3 gece konuşulurdu.

Yeni yıla Premier League tarihinde ikinci kez lider olarak girdi Liverpool, bakalım bu sefer sonunu getirebilecekler mi.

Yaş kaç oldu 39 du dimi ? Tugay burda olsa birkaç sene önce yaşlandı artık bitti diye yazıla çizile futbolu zorla bırakması sağlanır, şu anda spor programlarında deneyimli yorumcu klasmanına yükselmek üzere olurdu. Oysa bu hafta sonu yaşıtları ekranda tanım yerindeyse "saçmalarken" Tugay takımının orta sahasında maçı kazanmak için mücadele ediyordu. Şu çaba, oyun ruhu gerçekten takdire şayan. Bu hafta sonu oynadıkları maçta 2-0 öne geçseler de son anda Robinho'yu durduramadılar ve 88-90 da iki gol yiyerek maçı berabere tamamladılar City açısından giden maçın dönmesi sevindirici, Blackburn'de oyunu soğutamamanın cezasını çekti.

Chelsea'nin deplasman şanssızlığı devam etti bu hafta da, üstüste 2.deplasmanından da 1 puanla ayrıldı Scolari'nin takımı. İlk 30 dakika'da Drogba tek oynasa da Scolari sonrasında oyunu Anelka'yı dahil etti takım daha iyi oynamaya başladı. Tüm maç Chelsea'nin üstünlüğüyle geçse de bir anlık hatayı Dempsey affetmedi son dakika da Chelsea iki puanı daha çimlere gömdü. Liderle fark artık 3 oldu. Yeni yılda Scolari'nin değiştireceği çok şey olacak gibi.

Arsenal istenmeyen adam Gallas'ın 81'de attığı golle Portsmouth'u 1-0'la geçti. "Genç takımız, bakın 17 yaşındaki oyuncularla oynuyoruz ne güzel öyle değil mi" denen klüpte liderle puan farkının çift hanelere çıkması, 3 maçı eksik United'la aynı puana sahip olunmasıyla artık tecrübeli yıldız oyuncu transferi konuşuluyor, tabi bana göre 10 puan geriden gelip de şampiyonluk iddiası hayalden öte, ara dönemde Londra ekibinin gündemi yoğun olacak.

Onun dışında WBA adına dikkat çekici bir haftaydı, güzel galibiyet. Yeni takımıyla Tristan Ashton'ın yokluğunda güven verici bir başlangıç yaparak takımını galibiyete taşıdı. Severiz Diego'yu umarım başarılı olur. Tabi Wigan'ın muazzam çıkışı da takdir edilmesi gerekenlerden bu haftada Bolton'u deplasmanda tek golle geçmeyi başardılar. 6 maç ve 5 galibiyet süper bir istatistik.


Bugün United, Fox spikerlerinin deyimiyle " Tuncay'ın takımı " M.Boro'yu konuk edecek. Yarında Hull sahasında Aston Villa ile karşılarak haftaya noktayı koyacak.

Rangers 0-1 Celtic

İş hayatı hakikaten insana zulüm edebiliyormuş, bu ay içinde net şekilde bunu öğrendim. Bir süredir bloga post atamıyorum yoğun ötesi hayattan dolayı kusura bakılmasın.
Yeni bir dostumuz aramıza katıldı "specialyst" ki zaten ilk yazısını da yazmış. Hoşgeldi sefa geldi diyelim.


Tatil dönemine girilen şu günlerde en ilgi çekici maç tabi ki Ibrox'ta oynanan Rangers - Celtic maçıydı. Celtic maç öncesinde sıkıntılıydı ve Nakamura ve Maloney sakattı. Rangersta ise Novo ve Boyd'a dayalı bir oyun düzeni ve evinde olmanın özgüveni vardı.
Maç Rangers adına iyi başladı, baskılı oynadılar, pozisyonda buldular ama golü bulamadılar (ki net verilmeyen penaltıları var). İkinci yarının hemen başında Boyd karşı karşıya kendisine yakışmayacak şekilde golü kaçırmasa maç çok farklı bir duruma gelebilirdi. Bu biraz kırılma anı oldu maç adına Celtic biraz toparlandı, Rangers'ın morali bozuldu, sonrasında Scott McDonald resmen yarattığı bir golle Celtic'i 1-0 öne taşıdı Celtic'e transfer olduğu geçen seneden beri maç başına yarım gol ortalamayla oynamak gerçekten büyük iş.
Bu dakikadan sonra da oyun yapısı da değişti Rangers 3. forveti sahaya sürdü defanstan adam çıkardı gerçi bu hamle kanatları kullanmayınca çok da fayda getirmedi. Old Firm'de deplasman takımlarının sevinme durumu devam ediyor.

Maçla ilgili en dikkat çekici detay ise McDonald'ın gol sevinciydi. Golü attıktan sonra Rangers tribünlerine el kol çekmesi ve aşağıda gözüken ilginç gol sevinci iskoçya'da çok çok konuşulacak.

28 Aralık 2008 Pazar

Mehmet Yıldız


Geçen haftadan beri ülkenin transfer gündeminde Mehmet Yıldız-Galatasaray ilişkisi var. Başka birşey konuşulmaz oldu bu aralar. Bir gün, B.Uygun ve Mecnun Odyakmaz Galatasaray'dan teklif var anlaşma sağlanabilir diyor akşamına Sivasspor basın sözcüsü M.Yıldız'ı kimseye vermiyoruz diyor. Geçene sene B.Uygun'un Mehmet'i pazarlama yöntemlerini izlemiştik. Oynadığı her maçtan sonra M.Yıldız'ı alan şampiyon olur,hadi alsanıza artık tadında açıklamalar baymıştı beni. M.Yıldız üzerinden ilginç açıklamalar yapan bir takım Sivasspor. İlk soru Galatasaray'ın M.Yıldız'a ihtiyacı var mı ? Nonda-Baros ve Ümit Karan gibi bir forvet hattına sahip olan takımın ilk bakışta başka bir oyuncuya ihtiyacı yok diyebiliriz. Galatasaray taraftarını M.Yıldız veya başka bir isim bu hatta takviye yapılması yönünde ikiye bölen sebep Nonda ve Karan'ın sakatlık yaşamaları ve oynadıkları zamanda geçen seneyi mumla aratmaları. M.Yıldız, kendisini Türkiye ligi için kanıtlamış bir adam. Sivasspor'da tüm oyun düzeni onun üzerine kurulu desek yalan olmaz. Attığı gollerle de iki senedir Sivas'ın başarısında en önemli paya sahip. Kendisinden bahsederken kullanılan en önemli dayanak güçlü olması. Çok net bir şekilde görebiliyoruz zaten bunu.

M.Yıldız transferine kendi adıma hayır demem. Benim için önemli olan durum bahsedilen şartlar altında gelip gelmeyeceği. 3-4 gündür bahsedilen şartlar 3,5 milyon+Necati+M.Güven ve Aydın'ın kiralık olarak verileceği yönünde. Aydın her ne kadar beklenen gelişmeyi bu senelik gösteremese bile sağ kanatta ciddi sıkıntıları olan bir takımın Aydın'ı göndermesi yanlış olacaktır. Kewell ve Hasan'ın sakatlığı yüzünden, Lig+Uefa+Kupa üçgeni içinde Skibbe'nin Aydın'a ciddi ihtiyacı olacaktır. 3,5 milyon rakamınında bahsedilen oyuncularla beraber fazla bir rakam olduğunu düşünüyorum. Zaten sene başında De Sanctis-Meira-Baros transferlerine imza atarak herkesi şaşkınlığa düşüren yönetim bu şartlarda o kadar para vermeyecektir. Bu transfer bugün-yarın netleşse de artık basın kendisine başka konular bulsa diye bekliyorum kendi adıma.

26 Aralık 2008 Cuma

Deke...


Dikembe Mutombo....diğer bir deyişle Dikembe Mutombo Mpolondo Mukamba Jean-Jacques Wamutombo...İsmi kadar uzun kariyeri olan bu yaşlı emektarı büyük ihtimalle bu sezon son kez göreceğiz.NBA'in en meşhur işaret parmağına sahip 42 yaşındaki Deke önümüzdeki günlerde yeniden parkelere dönmeye hazırlanıyor.Oynaması beklenen takımlar arasında Celtics ,Rockets ,Spurs ve Grizzlies bulunmakta şu anda ama şampiyonluğun olmazsa olmaz kuralı olan emektar görev adamları her takımın ilgisini çekecektir.Çok yakında hangi takımda göreceğimizin kararını verip veda turlarına başlayacaktır.

Aslında farklı bir hikayesi var Mutombo'nun.Amerika'ya doktor olup ülkesine hizmet etmek isteyen bir genç olarak geldi.Ama boyu onun bu isteğini gerçekleştirmesine imkan tanımayacak derecede dikkat çekiciydi.Efsanevi Georgetown koçu John Thompson'dan kaçamadı bu sayede.Ve basketbola başlayarak bu yazının öznesi oldu.Kolej yıllarında yine başka bir efsane olan Mourning ile birlikte takımı NCAA tournamentte oynatsalarda Larry Johnson ,Greg Anthony ve Stacey Augmon'lı UNLV(University of Nevada ,Las Vegas)her seferinde önlerine çıktı.Daha sonra 1991 draftında 4. sıradan Denver tarafından seçildi ve NBA macerası başladı.NBA'de 17 sezon ve 6 farklı takımda oynadı.Oyunun özellikle savunma tarafında takımlarına çok extra katkılar yaptı.Pota altında rakiplerin görmek istemeyeceği oyuncuların başında geldi hep.En son geçen sene 41 yaşında Rockets'ın benchten gelen pota altı gücüydü.Hiçbir zaman iyi bir hücum silahı olmadığı için yine takımın ondan beklediği ribaund ve pota altı caydırıcılığı konusunda elinden geleni yaptı.Bu sene başında da son bir sezon oynamak istediğini söyleyerek gelen teklifleri değerlendireceğini gösterdi.Yüzük kazanmayı istemesi belki tercihlerinde etkili olacaktır ama o yüzüğü alsa bile kazanan takımın bir parçası olarak ter döküp alacaktır ,tıpkı geçen sene P.J. Brown'ın yaptığı gibi.

Sadece iyi bir basketbolcu değil aynı zamanda Afrika'nın en büyük simgelerinden(boyut olarak değil) ve destekçilerinden biri olan bu iyiliksever ,ihtiyar delikanlı ,kurduğu Dikembe Mutombo Foundation ile doğduğu topraklara doktor olarak olmasa da başka şekillerde gereken yardımı yapıyor.Ama yine de aşı kampanyalarında elinde damlalıkla görmek mümkün kendisini.

Son sezonunda yine işaret parmağınla seyircilere dönmen dileğiyle...

23 Aralık 2008 Salı

Jose & Maicon



Inter maçının gollerine bakarken fark ettim. İnter deplasmanda Siena önünde. 82.dakikada bayağı ofsayt kokan bir pozisyonla Maicon ile golü buluyor ve 2-1 öne geçiyor. Maicon formayı çıkarıp tribüne koştuğunda sırtına birisi atlıyor. Atlayan kişi takım arkadaşı değil Jose Mourinho. Jose'yi bu kadar gaza getiren olay ne bilmiyorum ama yakışıyor bu traz hareketler ona. Nou Camp'ta çimlerin üzerinde takım elbiseyle kaydıktan sonra bu sevincte Jose'nin unutulmaz görüntüleri arasına girdi benim için. Inter sezonun ilk yarısını en yakın rakibi Juventus'un 6 puan önünde kapadı bu galibiyetle.

1-2 Maicon