Tff'nin ''Stratejik Plan'' adı altında çizdiği 4 yıllık yol haritasının tanıtılmasıyla sebebiyle düzenlenen toplantıda yer almış Hiddink.12 Nisan 2010 Pazartesi
Hiddink Çırağan'da
Tff'nin ''Stratejik Plan'' adı altında çizdiği 4 yıllık yol haritasının tanıtılmasıyla sebebiyle düzenlenen toplantıda yer almış Hiddink.Galatasaray 4 - 1 Diyarbakırspor


11 Nisan 2010 Pazar
El Clasico Sonrası

- Real Madrid, düne kadar kendi evinde oynadığı 15 maçtan 45 puan çıkartmayı başarmıştı. 16.maçta mağlubiyeti tattıran takım Barcelona oldu Real'e. Bugün biten başka bir seride Real'in 12 maçlık galibiyet serisiydi.

Real Madrid 0 - 2 Barcelona
- Real Madrid-Barcelona maçlarının gelmesini sabırsızlıkla bekleriz. Herhalde bu maçların gelmemesini isteyen tek adam Gago'dur. Zaten beklenen patlamayı bir türlü yapamadı, üstüne formsuz bir dönem geçiriyor kendi adına. Fakat bu elemanın Xavi karşısında çektiğini kimse çekmemiştir herhalde. 2-6'lık maçta bir sahne vardı blogda bahsetmiştim. O gün başladığı işkenceye bugünde devam etti Xavi. Rıdvan ve Ercan Taner ikilisi Barca'nın ilk golünde sürekli Messi'den bahsederken o pası unuttular Messi aşkıyla. 
10 Nisan 2010 Cumartesi
7 Nisan 2010 Çarşamba
Real Madrid vs. Barcelona

El Clasico'ya sayılı günler kala As gazetesi iki takım için bir anket düzenlemiş. Oyuncuları-teknik adamları ve yedekleri karşılaştırmışlar. 200 bin oy kullanılmış şimdiye kadar. Barcelona'nın geride kaldığı 3 seçenek var sadece. Doğal olarak kalede Valdes-Casillas eşleşmesinde %68 ile Casillas'ı seçmiş anketi oylayanlar. Arbeloa-Maxwell'de %67 ile Arbeloa, Higuain-Zlatan'da ise % 65 Higuain'i seçmişler. Aslında ben bu seçimin Zlatan tarafındayım ama bu seneki performanslar göz önüne alınınca normal bir sonuç olmuş. Tek katılmadığım Ramos-Alves eşleşmesi olmuş. Ramos, Alves karşısında oyların sadece %26'sını alabilmiş. İki oyuncu arasında seçim yapsak tercihim Ramos olur benim. En önemli iki isimin karşılaştırılmasında Messi ezip geçmiş Ronaldo'yu. Oy veren 200 bin kişiden sadece %30'u Portekizli yıldızın tarafında olmuşlar. Maç sonucu için % 8 beraberlik tercih edilirken geri kalan %92'lik kısım eşit olarak tercih edeilmiş iki takım adına.
6 Nisan 2010 Salı
Brezilyalıların Penaltı Sorunu
5 Nisan 2010 Pazartesi
Real Madrid 100 Gole Ulaştı

4 Nisan 2010 Pazar
Çikolata Messi
30 Mart 2010 Salı
Real Madrid 3-2 Atletico Madrid
Yanılmıyorsam NTVSpor’da maçı anlatan Ersin Düzen’di ve maçın başından sonuna Atletico Madrid’in Real Madrid’i yenemediğini vurguladı.
Televizyon başındaki ben bile baskı altına girdiysem bu durumdan, sahadaki futbolcuların az çok etkilenmemesi mümkün değil. Gerçi bu maç sıfır baskı altında ve Calderon’da oynansa dahi Real Madrid favori olurdu. Arada ki kadro farkı muazzam aslında. Mesela Real Madrid’in ikinci golüne bakarsak; İspanyol milli Xabi Alonso inanılmaz bir pas veriyor, yine milli oyuncu Arbeloa’da öyle bir yerde duruyor ki Atletico Madrid’in ikinci yarıda zaten olmayan direncini kırdılar. Diğer taraftan Atletico Madrid beklerinin hücuma katkısı sıfır. Önlerinde oynayan kanat oyuncularının da defansa katkısı nerdeyse sıfır. Böyle oyunu tek taraflı oynayan oyuncularla bir yere kadar oluyor işte.
Bol gole rağmen etkileyici bir maç değildi. Atletico Madrid çok fazla pozisyon bulmadan 2 gol attı. Real Madrid çok daha fazla gol de atabilirdi. İlk yarının son 5 dakikasında önce Higuain sonra Ronaldo ikinci yarının zor geçeceğini gösterircesine pozisyonlar bulup faydalanamadılar.
Flores ise oyunu tutmak için değişiklik yapmadı. Maç içinde taktiğinden ödün vermemek bir erdem mi? Reyes yerine Jurado girdi ve Simao ile yer değiştirdiler. Fakat belki daha defansif bir oyuncu ile orta sahayı biraz daha sıkıştırmaya çalışabilirdi. Zaten tek etkili olan oyuncu Ronaldo’ydu Real Madrid’in ofansif oyuncuları arasında.
Bu sene La Liga’nın inanılmaz zevkli geçeceğini tahmin ediyorduk. Ama sadece 2 takımın Şampiyonluk yarışında olması ve nerdeyse diğer takımlarla öylesine oynaması bence La Liga’nın ciddi sorunu. Ama sebep maddi olduğundan çözümü zor.
29 Mart 2010 Pazartesi
Galatasaray 0 - 1 Fenerbahçe

Bu akşamki maçla ilgili söyleyecek çok fazla sözüm yok. Ön liberoların resmen top almaktan korkuyor, bu yüzden ileriye top şişiriyorsun. Oyunun tamamını devre arası takıma katılan yeni stoperin yönlendirmeye çalışıyor. O stoper şu an Galatasaray'da ön libero oynayacak olsa mevcut kadroda ön libero olarak adlandırılan herkesten daha iyi bir oyun ortaya koyar. Son 10 dakika oyunu kursun diye tüm takım onun ayağına baktı. Ayhan'ı sevmemin en büyük sebebi, ne olursa olsun rakibin arkasına saklanmamasıdır. Top kaybeder, kötü pas atar ama sorumluluk alır. O topu ileriye taşıma görevinin kendisinde olduğunu bilir. Topal'ın inanılmaz düşüşü hakkında biz değil kendisi konuşsun, Sarp'da artık iflas etmiş durumda.
27 Mart 2010 Cumartesi
Zlatan # 11
Hayırlı Olsun

Merakla beklediğimiz seçimi istediğimiz renk, istediğimiz kişi kazandı. Adnan Polat ve ekibi 2 yıl daha Galatasaray'ın başında olacaklar. Part-time yöneticiler, üstüne Haim Fresco isimi falan geçince çok daha rahat kazanmalıydı Başkan bu seçimi. Fakat gün boyunca forumlardan okuduklarım birazda olsa tedirgin etti. Evden dışarı çıktığımda gerek telefondan spor sitelerine bakarak, gerek arkadaşları arayarak sandıklardan çıkan oyları takip etmeye çalıştım. Seçim takip etmek, hele ki desteklediğiniz taraf kazanıyorsa oldukça zevkli oluyor. 2 yılda sportif başarı anlamında istenilenler gelmese bile yapılanlar ortada A.Polat ve ekibi tarafından. Bir 2 yılı daha her türlü hak ediyorlardı ve hak ettiklerini aldılar. ''Küçük'' ve saz arkadaşları oldukça üzülmüştür bu sonuca. Kinlerini kusmaya, nefret kazanmaya devam edeceklerdir bundan sonra.
23 Mart 2010 Salı
1943-2010

Başkanlık dönemi boyunca bırakacağı günü bekliyordum. Aday olmayacağını söylediğinde gayet mutluydum. Canaydın'la geçen karanlık günlere inat diye çok yazım hatta bulunduğum ortamlarda. Sağlık durumunun kötüye gittiğini öğrenince ise Allah acil şifalar versin demekten başka bir şey gelmiyordu elimden. Galatasaraylıydı, bu futbol camiasının göremeyeceği kadar beyefendi -sayılı- insanlardan birisiydi ama başkanlık döneminde hem kendisi çok yoruldu hem biz çok yorulduk. Vefat haberini almak ise çok üzüyor insanı. Dakikalar geçtikçe içimizdeki üzüntü artıyor. İlk haberi aldığımda sessiz kalsam da, zaman geçtikçe insanın içine batıyor bu haber.



