12 Nisan 2010 Pazartesi

Hiddink Çırağan'da

Tff'nin ''Stratejik Plan'' adı altında çizdiği 4 yıllık yol haritasının tanıtılmasıyla sebebiyle düzenlenen toplantıda yer almış Hiddink.

Tff'nin hazırladığı Stratejik Planı'nın 46 sayfalık pdf dosyasına ulaşmak için ; tıkla.

Galatasaray 4 - 1 Diyarbakırspor

''Sanmasınlar seni yalnız biz buralARDAyız'' pankartını hatırlıyorum. Bugün bakıyoruz ortada kimse yok. Protesto adı altında yapılan bestede kendi takımının kaptanına kız arkadaşına yaptığı bir jestten dolayı ''sinema peşinde'' diye bel altı vurmak. Arda ile uğraşmak senin neyine derken kendi hazırladığın besteyle kaptanınla bizzat uğraşmak... Rakipler bu şekilde bel altı vurunca demediğimizi bırakmayız ama Arda'nın evim dediği yerde aynı davranışı maç boyu yapmak. 2 hafta önce Büyük Kaptan'dı ne değişti 2 haftada. Kötü gidişin sorumlusu oynamadığı maçlar yüzünden Arda mı oldu ?

Ruh diyorlar, kim ne derse desin bu takımda ruhuyla oynayan ilk adamdır Arda. Arda'nın gitmesi gerekiyor diyen tanıdıklarıma hayır, kalması lazım derdim hep. Git ama Arda sene sonunda. Gittiğin zaman anlaşılır bu gece yapılanlar belki. Rakiplerin sürekli birbirleriyle oynayacak e hadi oldu 2 hafta sonra tekrar potaya girdin, bunun sebebi bu gecedir denir büyük ihtimal. Büyük Kaptan diye bağırılmaya başlanır. Bu gece yapılanlar bir anda unutulur.

Protesto olur, üzüntün belli edilir. En doğal hakkıdır bu taraftarın,tabi dozunu bilirsen. Fakat Asy'de Galatasaray'la özdeşleşmiş bir tezahuratı ıslıklamak, gollerden sonra ıslıklamak. Jo'nun ıslıklandığı kadar rakip takımlar ıslıklansaydı keşke. Sen var ya sen yerine ıslıkla baskı yapılsaydı kim bilir Ibb maçında 3 puanı aldıran bir tribünü görürdük veya Fener maçında oley seslerini duymazdık.

Milan Baros-Keita işbirliğini çıkar hatırlamak istemediğimiz bir gece geride kaldı.

11 Nisan 2010 Pazar

El Clasico Sonrası



- Real Madrid, düne kadar kendi evinde oynadığı 15 maçtan 45 puan çıkartmayı başarmıştı. 16.maçta mağlubiyeti tattıran takım Barcelona oldu Real'e. Bugün biten başka bir seride Real'in 12 maçlık galibiyet serisiydi.

-Son 4 Clasico'dan galip ayrılan taraf Barcelona oldu.

- Real Madrid, geride kalan 30 haftada sadece 4 maçta gol sevinci yaşayamamıştı. (Sporting Gijon, Osasuna, Barcelona ve Bilbao) Bu maçların ortak özelliği hepsinin deplasmanda olmasıydı. 5.maç yine bir Barcelona maçı oldu Real için. Bu sefer kendi sahasında gol atamadan bitirdi Clasico'yu.

- Bir diğer ilginç ayrıntı ise 10'un laneti. 10 Kasım'da 4-0'ın rövanşında Alcorcon'u 1-0 yenmesine rağmen Kral Kupasından elenmişti Real. 10 Mart'ta ise yine kendi evinde Lyon'a elenip Şampiyonlar Ligi'ne elveda demişti Madrid temsilcisi. 10 Nisan'da ise bu sefer karşılarına çıkan takım Barcelona oldu ve La Liga liderliğini, geride kalan 31 haftayı göz önüne alırsak şampiyonluğa elveda dediler.


- Real Madrid, 11.haftada Barcelona'ya bıraktığı liderlik koltuğunu tekrar 25.haftanın sonunda alabilmişti. Barca, kadar uzun sürmedi zirvedeki hakimiyeti. 31.haftada tekrar Barcelona'ya devretmek zorunda kaldı. Bu sene 9 hafta liderlik keyfi süren Madrid, sadece 1 kez 11.haftada Barca'dan puan olarak üstün duruma geçebildi. Geri kalan haftalarda averaj farkıyla liderlik koltuğundaydı.

- Son 5 lig maçının hepsinde gol atmayı başaran Higuain bu maçta sezonun en kötü futbolunu oynadı. Lionel Messi ise son 1 ay içerisinde oynadığı son 9 maçta 14 gole, sezondaki 40.golüne imza atmış oldu, bugünkü golüyle.

Real Madrid 0 - 2 Barcelona



- Real Madrid-Barcelona maçlarının gelmesini sabırsızlıkla bekleriz. Herhalde bu maçların gelmemesini isteyen tek adam Gago'dur. Zaten beklenen patlamayı bir türlü yapamadı, üstüne formsuz bir dönem geçiriyor kendi adına. Fakat bu elemanın Xavi karşısında çektiğini kimse çekmemiştir herhalde. 2-6'lık maçta bir sahne vardı blogda bahsetmiştim. O gün başladığı işkenceye bugünde devam etti Xavi. Rıdvan ve Ercan Taner ikilisi Barca'nın ilk golünde sürekli Messi'den bahsederken o pası unuttular Messi aşkıyla.

- Real Madrid'de normal performansının yakınına yaklaşan bir isim bile yoktu sahada. Casillas'ı dışarı alıyorum tabi bunu yazarken. İsyanı, üzüntüsü suratından okunuyordu Iker'in. Kameralarda bunu yakalayınca uzun uzun ekrana getirdiler. Gago'nun 45'de çıkmasını beklerken 90 dakika sahada kalması Pellegrini'nin en büyük eksisi oldu. Üstüne 45'de gelmesi gereken Guti hamlesi geçte olsa gelmek üzereyken Pedro'nun golü bitirdi Real'i. Guti, girer girmez pozisyona soktu Vaart'ı. Fakat Vaart acemice harcadı pozisyonu ve Real'in beraberlik şansını.


-Maçtan akılda kalanlar, Xavi'nin performansı, Ramos'un kırmızı kartı görmek için aşırı kasması , Ercan Taner'in Gonzales ve yan hakem hakkındaki küs olabilirler mi sorusuydu. Bir ara Rıdvan Dilmen anlamsız şekilde üçlü averaja kafayı taktı. Şampiyonluk yarışına dahil sandı herhalde Valencia'yı. Maç sonu puan durumunu görünce anlamıştır herhalde ligin durumunu.

-Kalan 7 maçta Barca'nın ligi bırakacağını sanmıyorum Real'e, fikstürü zor olsa dahi. Bu kadar harcamanın sonunda Alcorcon, Şampiyonlar Ligi ve La Liga'nın kendi evinde Barca'ya yenilerek kaybedilme ihtimalinden sonra sene sonunda Pellegrini'nin durumu artık çok zor. Perez'in teknik adam arayışı başlamıştır son düdükle beraber.

10 Nisan 2010 Cumartesi

7 Nisan 2010 Çarşamba

Real Madrid vs. Barcelona


El Clasico'ya sayılı günler kala As gazetesi iki takım için bir anket düzenlemiş. Oyuncuları-teknik adamları ve yedekleri karşılaştırmışlar. 200 bin oy kullanılmış şimdiye kadar. Barcelona'nın geride kaldığı 3 seçenek var sadece. Doğal olarak kalede Valdes-Casillas eşleşmesinde %68 ile Casillas'ı seçmiş anketi oylayanlar. Arbeloa-Maxwell'de %67 ile Arbeloa, Higuain-Zlatan'da ise % 65 Higuain'i seçmişler. Aslında ben bu seçimin Zlatan tarafındayım ama bu seneki performanslar göz önüne alınınca normal bir sonuç olmuş. Tek katılmadığım Ramos-Alves eşleşmesi olmuş. Ramos, Alves karşısında oyların sadece %26'sını alabilmiş. İki oyuncu arasında seçim yapsak tercihim Ramos olur benim. En önemli iki isimin karşılaştırılmasında Messi ezip geçmiş Ronaldo'yu. Oy veren 200 bin kişiden sadece %30'u Portekizli yıldızın tarafında olmuşlar. Maç sonucu için % 8 beraberlik tercih edilirken geri kalan %92'lik kısım eşit olarak tercih edeilmiş iki takım adına.

Tıklayarak ankete katılabilirsiniz..

6 Nisan 2010 Salı

Brezilyalıların Penaltı Sorunu


Paradinha'ya olan takıntılarını biliyorduk ama bu sefer iyice abartmışlar durumu, neyse ki penaltının kaçması sonucu yeni bir akımın yaratıcısı olmamış.

5 Nisan 2010 Pazartesi

Real Madrid 100 Gole Ulaştı


Real Madrid, bugün Racing Santander karşısında aldığı 2-0'lık galibiyetin ardından bu sene 3 kulvarda attığı gol sayısında 100'e ulaştı. Bu 3 kulvar ; La Liga, Şampiyonlar Ligi ve Copa Del Rey. La Liga'da 30 maçta 83, Şampiyonlar Ligi'nde 8 maçta 16 ve Copa Del Rey'de 2 maçta 1 gol attı Real Madrid. Copa Del Rey'de Alcorcon'a sadece 1 gol atmaları en dikkat çeken taraf tabi.

Bu 100 golün 51 tanesi Ronaldo-Higuain ikilisinden geldi. Higuain toplamda 26 (ligde 24), Ronaldo ise 25 (ligde 18) gole sahip. Bu ikilinin en yakın takipçileri 8'er golle Benzema ve Kaka oldu. Takımın asist kralı ise kendisine yapılan eleştirilere rağmen 10 asistle Kaka.

4 Nisan 2010 Pazar

Çikolata Messi


Daha önce çikolatadan yapılmış Puyol'u görmüştük. Şimdi sıra Messi'ye gelmiş. 115 kilo çikolatadan meydana gelmiş bu eser.

30 Mart 2010 Salı

Real Madrid 3-2 Atletico Madrid

Real Madrid v Atletico Madrid La Liga X6-dJV02NAQl

Yanılmıyorsam NTVSpor’da maçı anlatan Ersin Düzen’di ve maçın başından sonuna Atletico Madrid’in Real Madrid’i yenemediğini vurguladı.

Televizyon başındaki ben bile baskı altına girdiysem bu durumdan, sahadaki futbolcuların az çok etkilenmemesi mümkün değil. Gerçi bu maç sıfır baskı altında ve Calderon’da oynansa dahi Real Madrid favori olurdu. Arada ki kadro farkı muazzam aslında. Mesela Real Madrid’in ikinci golüne bakarsak; İspanyol milli Xabi Alonso inanılmaz bir pas veriyor, yine milli oyuncu Arbeloa’da öyle bir yerde duruyor ki Atletico Madrid’in ikinci yarıda zaten olmayan direncini kırdılar. Diğer taraftan Atletico Madrid beklerinin hücuma katkısı sıfır. Önlerinde oynayan kanat oyuncularının da defansa katkısı nerdeyse sıfır. Böyle oyunu tek taraflı oynayan oyuncularla bir yere kadar oluyor işte.

Bol gole rağmen etkileyici bir maç değildi. Atletico Madrid çok fazla pozisyon bulmadan 2 gol attı. Real Madrid çok daha fazla gol de atabilirdi. İlk yarının son 5 dakikasında önce Higuain sonra Ronaldo ikinci yarının zor geçeceğini gösterircesine pozisyonlar bulup faydalanamadılar.

Real Madrid v Atletico Madrid La Liga pUvrbWH8CoFl

Flores ise oyunu tutmak için değişiklik yapmadı. Maç içinde taktiğinden ödün vermemek bir erdem mi? Reyes yerine Jurado girdi ve Simao ile yer değiştirdiler. Fakat belki daha defansif bir oyuncu ile orta sahayı biraz daha sıkıştırmaya çalışabilirdi. Zaten tek etkili olan oyuncu Ronaldo’ydu Real Madrid’in ofansif oyuncuları arasında.

Real Madrid v Atletico Madrid La Liga RS-npmD7J6yl

Bu sene La Liga’nın inanılmaz zevkli geçeceğini tahmin ediyorduk. Ama sadece 2 takımın Şampiyonluk yarışında olması ve nerdeyse diğer takımlarla öylesine oynaması bence La Liga’nın ciddi sorunu. Ama sebep maddi olduğundan çözümü zor.

29 Mart 2010 Pazartesi

Galatasaray 0 - 1 Fenerbahçe


Bu akşamki maçla ilgili söyleyecek çok fazla sözüm yok. Ön liberoların resmen top almaktan korkuyor, bu yüzden ileriye top şişiriyorsun. Oyunun tamamını devre arası takıma katılan yeni stoperin yönlendirmeye çalışıyor. O stoper şu an Galatasaray'da ön libero oynayacak olsa mevcut kadroda ön libero olarak adlandırılan herkesten daha iyi bir oyun ortaya koyar. Son 10 dakika oyunu kursun diye tüm takım onun ayağına baktı. Ayhan'ı sevmemin en büyük sebebi, ne olursa olsun rakibin arkasına saklanmamasıdır. Top kaybeder, kötü pas atar ama sorumluluk alır. O topu ileriye taşıma görevinin kendisinde olduğunu bilir. Topal'ın inanılmaz düşüşü hakkında biz değil kendisi konuşsun, Sarp'da artık iflas etmiş durumda.

Rijkaard'ın, Arda oynamayı çok istedi açıklaması ise bana göre yapılmaması gereken bir açıklamadır. Isınırken Lig Tv Arda'yı gösterdiğinde çocuk zıplayamıyordu bile ağrıdan. Takımın kaptanı olarak ne kadar amatörce olsa da oynamak isteyecektir, ama Rijkaard gibi bir isimin buna izin vermemesi gerekirdi. En basiti ilk 18'e almazsın, bunun sebebini mantıklı şekilde açıklardın kaptanına. Madem bu riski aldın ne kadar kötü oynasa da çıkanın Topal değil Elano olması gerekirdi ki en azından seken toplar bizde kalsın, zaten yumuşak olan orta alanı yumuşatmayalım. Sonuç olarak, teknik hatalar, oyuncuların isteksizliği ve kalecinin büyük hatasıyla tıngır,mıngır kaleye giden bir top sonucunda tüm senenin emeğini rakiplerinin maç sonuçlarına bıraktık.

27 Mart 2010 Cumartesi

Zlatan # 11


Sırtıyla pas verdi adam Messi'nin önüne. Akla gelecek bir hareket değil yaptığı o sırada. Gol olsa Guti'nin topukla yaptığı asist kadar konuşulacak bir asist olacaktı. Takımının galibiyet golünü de attı bugün Mallorca karşısında ve gol sayısını 15'e çıkardı La Liga'da.

Hayırlı Olsun


Merakla beklediğimiz seçimi istediğimiz renk, istediğimiz kişi kazandı. Adnan Polat ve ekibi 2 yıl daha Galatasaray'ın başında olacaklar. Part-time yöneticiler, üstüne Haim Fresco isimi falan geçince çok daha rahat kazanmalıydı Başkan bu seçimi. Fakat gün boyunca forumlardan okuduklarım birazda olsa tedirgin etti. Evden dışarı çıktığımda gerek telefondan spor sitelerine bakarak, gerek arkadaşları arayarak sandıklardan çıkan oyları takip etmeye çalıştım. Seçim takip etmek, hele ki desteklediğiniz taraf kazanıyorsa oldukça zevkli oluyor. 2 yılda sportif başarı anlamında istenilenler gelmese bile yapılanlar ortada A.Polat ve ekibi tarafından. Bir 2 yılı daha her türlü hak ediyorlardı ve hak ettiklerini aldılar. ''Küçük'' ve saz arkadaşları oldukça üzülmüştür bu sonuca. Kinlerini kusmaya, nefret kazanmaya devam edeceklerdir bundan sonra.

23 Mart 2010 Salı

1943-2010


Başkanlık dönemi boyunca bırakacağı günü bekliyordum. Aday olmayacağını söylediğinde gayet mutluydum. Canaydın'la geçen karanlık günlere inat diye çok yazım hatta bulunduğum ortamlarda. Sağlık durumunun kötüye gittiğini öğrenince ise Allah acil şifalar versin demekten başka bir şey gelmiyordu elimden. Galatasaraylıydı, bu futbol camiasının göremeyeceği kadar beyefendi -sayılı- insanlardan birisiydi ama başkanlık döneminde hem kendisi çok yoruldu hem biz çok yorulduk. Vefat haberini almak ise çok üzüyor insanı. Dakikalar geçtikçe içimizdeki üzüntü artıyor. İlk haberi aldığımda sessiz kalsam da, zaman geçtikçe insanın içine batıyor bu haber.

Mekanın cennet olsun Özhan Canaydın, huzur içinde yat.

22 Mart 2010 Pazartesi

Messi,Messi,Messi


3-0'dan sonra Barcelona'da Zlatan'a gol attırma çabaları başlamıştı. Zlatan'ın inanılmaz kötü oynaması sonrası bu çaba sonuç vermedi Barcelona'da. Bu arada Zaragoza'da çaktırmadan durumu 3-2'ye getirip hayırdır sorusunu sordurdu bizlere. Barca'nın kalan 3-4 dakikada gol yemeyeceği bana göre çok belliydi, sırf Zlatan için oyun disiplininden kopmuşlardı,tekrar maçı hatırlamaları çok uzun sürmezdi, top çevirerek bitirirlerdi maçı. Fakat Messi bugün oynadığı harika oyunu inanılmaz biçimde taçlandırdı. Yaptırdığı penaltı bana göre bu maçta attığı gollerden çok daha önde. Santradan sonra gaza gelen Zaragoza'lı oyunculara boşuna heyecan yapmayın ben burada olduğum sürece dedi. Defansı sağa-sola yatırarak, çok kolay bir olaymış gibi yaptırdı penaltıyı Arjantinli. Penaltıyı da Zlatan'a kullandırttı. Ligde oynadığı son 4 maçta 9 golü var. Valencia ve Zaragoza karşısında hat-trick yaptı. Daha neler göreceğiz bakalım bu adamdan.


Zlatan'da bugün kariyerinin en kötü performanslarından birisini sergiledi. Bir ara yazarız onun hakkında, bu performansı hiç yakışmıyor İsveçliye. Messi'ye teşekkür etsin verdiği güzel hediye için.