İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2010 Salı

İtalya'da Oyuncu Maaşları





İtalya Serie A'da oynayan oyunculara bu sene ödenecek olan ücretleri açıklamış La Gazetta Della Sport. Toplamda 802 milyon euro ödeme yapacak İtalyan takımları oyuncularını, bonuslarla beraber 1 milyara kadar çıkıyor bu ücret. Ligin en fazla kazanan üç isimi ise 9 milyon euro ile Zlatan Ibrahimovic, 8 milyon ile Eto'o ve 7,5 milyon ile Ronaldinho. En fazla ödeme yapan takımlar ise Milan-Inter ve Juventus şeklinde sıralanıyor. Her sene çıkan bu listelerde bazı oyuncuların aldıkları paraları görüp, bizim ülkemizi düşününce şaşırabiliyor insan.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Zlatan Ibrahimovic Milan'da


Zlatan Ibrahimovic istatistiksel olarak olmasa bile form olarak hayal kırıklığı yaşayarak, yaşatarak geçirdiği bir sezondan sonra Kral olduğu ülkeye İtalya'ya geri döndü. Fakat bu dönüşünde gittiği takım Inter'ın ezeli rakibi Milan. Zlatan'ın özel bir hayranı olarak Barca'da çok başarılı olacağını düşünüyordum ama Zlatan'ın bu zamana kadar oynadığı oyun yapısı ile Barca'nın oyunu arasındaki büyük fark- kariyerinin neredeyse büyük bölümünde her zaman tek, kurtarıcı adam rolünde olması bu düşüncemin önündeki engellerdi. Zlatan'ın bu iki sorunu aştıktan sonra önünde başarılı olmaması için hiçbir sebep yoktu dışarıdan bakıldığı zaman. İspanya Ligi'ne de harika bir başlangıç yapmıştı. Barca'nın ligde oynadığı ilk 8 maçta 7 kez gol sevinci yaşamıştı ve uyum sorununu atlatmış gözüktü İsveçli yıldız. Üstüne El Clasico'da oyuna sonradan girip galibiyet golünü de atıp hakkında Eto'o gönderildi bu alındı tarzı kendisini sevmeyenler tarafından yapılanlara bir nevi cevap veriyordu. Bu döneme kadar hakkında kötü konuşulmayan Zlatan'ın formu yavaş yavaş düşmeye başladı. 8 maçta 1 gole imza attı.

O dönemde en önemli şey ise saha içinde yıldız-çekinilecek oyuncu olmaktan çıkıp Barca'nın makina düzeninde ileri uçta duran sıradan oyuncu rolüne bürünmesiydi. Zlatan'ın karakterine, her zaman önde olmak isteyen birisine uymayan bir roldü zaten bu. Messi'nin o dönem yakaladığı insanüstü performans bu konuların çok fazla deşilmesine engel oluyordu. Zlatan'ın Barca kariyerindeki dönüm noktası ve bana göre ciddi ciddi tartışılmaya başlandığı maç ise La Romerada'da oynadıkları Real Zaragoza maçı oldu. Gözü kapalı atacağı pozisyonlarda inanılmaz kötü vuruşlar yaparak pozisyonları harcıyordu. 3-0'dan sonra tüm takım Galatasaray'da Hakan Şükür gol atsın diye yapılan uğraşın bir benzerine girdi Zlatan'da atsın diye ama bir anda maç 3-2'ye geldi. Anında sahneye çıkan Messi penaltı kazandırdı takımına ve topu İsveçli oyuncuya bıraktı. O günden sonra bir daha olumlu bir performans ortaya koyamadı Ibrahimovic. Gidecek-Kalacak haberleri çıkmaya başladı, sezon sonunda aslında geçen senede kendisinden önce Barca'da düşünülen ama transferi gerçekleştirilemeyen Villa'nın alınması- üstüne gitmek için Pep Guardiola ile ilgili başta menajerinin sonra kendisinin konuşması ve sorunların ortaya çıkması Milan biletini eline beklediğinden rahat almasını sağladı.


Blogda süren Zlatan serisini devam ettirecek malzemeler verecektir bize kafası rahatken. Yanında Pato-Ronaldinho vardı transferi gerçekleştiğinde. Son olarak bu üçlünün yanına bu sene ülkemizde transfer fenomeni olan Robinho eklemesi geldi. Inter'in geçen seneki üçlemesi Milan cephesinde devreleri yaktı ve uzun zaman sonra böyle sağlam iki transfer geldi aynı hafta içinde takıma. Kağıt üstünde veya Pes 2011'de çok sağlam bir ileri uç hattına sahip oldu Milan. Peki bu isimler saha içerisinde birlikteliği yakalayabilecek mi ? Pato'yu burada bir kenara almak lazım. Geri kalan 3 isimde topla oynamaya bayılan, top ayaklarındayken sonuna kadar zorlayan isimler. Topu paylaşabilecekler mi, yoksa Milan'a saha içerisinde 3 top mu lazım olacak bunu izleyip göreceğiz. Şimdiden Milan orta sahası ve defans hattında bu büyük isimlerin arkasını toparlamakla görevli olan isimlere sabır diliyorum.

29 Ağustos 2010 Pazar

David Trezeguet

Juventus FC v Bologna FC Serie Glgvu5ecJvdl

Bazı oyuncular için hiç takımlarından ayrılmayacaklar gibi gelir. Özellikle altyapıdan çıkan oyuncular. Ama bazen onlar da ayrılıyor takımlarından. Önce Real Madrid’de gördük bu sezon. Raul ve Guti’nin ayrılması ne olursa olsun büyük süprizdi. Oynamasalar da bir şekilde hep Madrid semalarında olacaklarını düşünürdüm.

Tam olarak aynı olmasa da aslında beklenen ama yine de süpriz bir veda da Juventus’tan geldi. Altyapısından yetişmese de gelmeden önce Monaco’da 5 sezon ve 100’e yakın maç oynasa da Trezeguet, Juventus’lular için özel bir oyuncuydu. Kimisi beğenmedi onu ama o, durmadan attı. İlk geldiği sezondan Calciopoli’ye kadar çok başarılı bir Juventus’un parçasıydı. Thuram’lı, Nedved’li, Buffon’lu ve tabii ki Del Piero’lu Juventus’un önemli oyuncularındandı. Ama Serie A’yı yaralayan skandaldan sonra Trezeguet’nin kariyeri de Serie A gibi duraklamaya geçti. Juventus’un Serie B’ye düşürülmesi bir tarafa takımdaki yıldız oyunculardan bazıları da ayrıldı. Thuram ve Vieira gibi o da ayrılmak istedi. Ama sonunda takımda kaldı. Serie B’de geçen 1 sezonun ardından ayrılmak isteği devam etmesine rağmen takımda kaldı. Serie A’da yine bol gollü bir sezonun ardından ertesi sezon sakatlandı. Kasık sakatlığı nedeniyle o sezonun çoğunu sakat geçirdi. Döndüğünde ise artık yavaş yavaş kulübe oyuncusu olmaya başladı. Ve bu yaz beklenen ayrılık oldu. Del Piero ona giderken bir veda mesajı yayınlamış sitesinden. Senin kadar birlikte oynadığım başka bir oyuncu yok diyor. Trezeguet İtalyan kulübünden en çok gol atan yabancı futbolcu olarak ayrılıyor.

2007-2008 Campionato Serie A

Trezeguet, 32 yaşında ve kalan futbol hayatına –en azından bir süre için- La Liga’da devam edecek, ligin yeni takımlarından Hercules’te. Ayrıca güzel eşi Beatrice’in memleketi Alicante’ye dönmüş oluyorlar böylece. Bakalım golle özdeşleşen Trezeguet, La Liga’da gollerine devam edebilecek mi?

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Balotelli Manchester City'de


Inter'in arıza çocuğu Balotell, dün itibariyle yeni takımının formasını üstüne geçirdi. Kadrosundaki oyuncularla oldukça güçlü 2 takım kurabilecek olan Manchester City genç yıldızı kadrosuna kattı 28 milyon karşılığında. Balotelli, tam anlamıyla arıza diyebileceğimiz oyuncular sınıfında bilindiği üzere ve bu sınıfın en başarılı öğrencilerinden. Balotelli, Milan taraftarıyım derken, kendi taraftarına hareket yapıp formasını yere bırakırken, Şampiyonlar Ligi maçını tribünde izlerken Milito'nun golüne tepki vermiyorken vs. diye uzatabileceğimiz arızalarını gerçekleştirirken daha 19 yaşındaydı. İdare etmesi çok zor ama idare edilebildiği sürelerde gösterdiği performansla Inter'de bu kadar vukuatına rağmen oynadı şimdi City'ye transfer oldu.

Man.City'nin kadrosu şiştikçe, şişiyor ve daha elden adam akıllı kimseyi çıkartmadılar. Paraları saçmaya devam ediyorlar ama bu sefer akıllı yerlere, doğru adamlara harcıyorlar bu paraları. Eğer Mancini uyumu sağlayabilirler, bu adamları doğru yönetebilirse sezon sonunda şaşırtıcı bir tablo çıkabilir ortaya,daha doğrusu ben bu tabloyu ben görmek istiyorum. İngiltere Premier Ligi yarın Manchester City-Tottenham maçıyla açılacak.

Daha önce Balotelli'nin saha içindeki olayını yazdığımız postla bitirelim ; Balotelli Uçtu..

16 Mayıs 2010 Pazar

Inter Şampiyon


- İtalya'da son haftaya kalan şampiyonluk düğümü çözüldü. Inter, deplasmanda Sıena'yı 1-0 ile geçerek şampiyonluğunu ilan etti. Üst üste 5, toplamda 18. şampiyonluğunu kazanmış oldu bu sayede Inter.

- Roma, Chievo önünde Vucinic ve De Rossi'nin harika füzesi ile işi ilk yarıda bitirince tüm gözler Siena-Inter maçına çevrildi. Ekdal ve Maccarone ile 2 kez çok tehlikeli bir şekilde Inter kalesinde tehlike yarattı Siena ilk yarıda. Birde son anlarda Julio Cesar'ın heyecandan-stresten elinden kaçırdığı bir pozisyon var. Onun dışında Inter tüm oyunu rakip yarı alanda oynadı. Eto'o-Milito-Cambiasso ve Balotelli ile kaçan pozisyonlardan sonra Milito skoru tayin etti ve Inter'i şampiyonluğa ulaştırdı. De Rossi'nin golünü kaçırmayın...

- Cambiasso ve Zanetti ikilisi yine harika bir oyun ortaya koydular 90 dakika boyunca. Zanetti, Chivu girene kadar sol tarafta geçit vermedi, Chivu girdikten sonra ise orta alanda her zaman alıştığımız oyunu sahaya yansıttı. Maradona'ya selam göndermek lazım tekrardan.

- Bu sezon attığı gollerle Inter'in yüzünü güldüren Milito, kariyerindeki ilk lig şampiyonluğuna ulaştı.Milito'nun 30 yaşına geldiği gerçeğini atlamamak lazım. Bu kalitedeki bir isim için geç kalmış bir şampiyonluk sevinci oldu.

- Şampiyonlar Ligi finalinde, duble yapmış 2 takım karşılaşacak en büyük kupa için. Gönlümüz her zaman olduğu gibi Jose Mourinho'da yana. Şampiyonluk sonrası direk soyunma odasının yolunu tuttu Jose bugün. Esas sevinci 22 mayıs gecesine bırakıyor herhalde.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

9 Mayıs 2010 Pazar

İtalya'da Şampiyonluk Yarışı


Öğleden sonra Ntv ve Ntvspor ekranlarında tam anlamıyla bir futbol ziyafeti vardı. Inter, kendi sahasında Chievo'yu ağırlarken başkentte Roma, Cagliari ile karşılaşıyordu. Ben önceliği Inter maçına verdim bu iki maç arasında, Roma maçına ise arada baktım ilk yarıda. Inter, muazzam bir baskıyla başladı Siena karşısında maça. İlk 10 dakika tüm hatlarıyla Chievo yarı sahasında pozisyon aradılar fakat aradıkları golü bir türlü bulamadılar. 12.dakikada Motta kendi kalesine attığı golle Chievo'yu 1-0 öne geçirdi. Daha golün santrası yeni yapılmıştı bu sefer Mantovani kendi ağlarını havalandırarak durumu 1-1'e getirdi. Inter, bu dakikadan sonra özellikle Maicon tarafından yüklenmeye devam etti ve 2.golde Maicon'un harika ortası sonucu Cambiasso'nun arka direkte topa vurması sonucu geldi. Bu golden kısa bir süre sonra Milito ceza sahası önünde topla buluştu, kalecininde önde olmasından faydalanıp aşırtma bir vuruşla durumu 3-1'e getirdi. Bu dakikadan sonra doğal olarak Roma maçına geçtim.

Roma maç boyunca Cagliari kalesini ablukaya aldı ama ilk yarıda Marchetti, ikinci yarıda Lupatelli bir türlü geçiş izni vermedi Roma'lı futbolculara. 3 topu direkten döndü Roma'nın maç boyunca. Dakikalar 71 olduğunda Inter, Chievo önünde 4-2 öndeydi. Cagliari ise Lazzari'nin frikikte ip gibi giden vuruşuyla 1-0 öne geçiyordu Roma karşısında. Bu golün haberi G.Meazza'yı ulaştığında Galatasaray-Kayserispor maçı gibi bir ortam oluştu. Taraftarların golü kutlamaları sırasında hatalı bir geri pası Pelissier affetmedi ve Inter maçında skor 4-3'e geldi. Inter, bir yandan skoru tutmaya çalışırken kulakları Roma maçındaydı. Totti, altı pastan inanılmaz bir golü kaçırdıktan sonra biri penaltıdan olmak üzere 2 golle Roma'nın umutlarını son haftaya taşıdı. Son hafta iki takımda deplasmana gidiyorlar. Inter, küme düşen Siena'nın karşısına çıkacak. Roma ise Chievo deplasmanında Siena'nın sürprizini bekleyecek.