10 Mayıs 2008 Cumartesi
Henin Roma`da yok ...
9 Mayıs 2008 Cuma
Giro başlıyor , hazırmısınız...
Toprakta şok üstüne şok
8 Mayıs 2008 Perşembe
Berlin`de sürprizler
Dünyanın 1 numarası Justine Henin`da bu sezon başlayan düşüş toprak sezonu başlamasına rağmen sürüyor. Rus Dinara Safına`ya karşı maç boyunca ritmini bulmakta zorlanan Henin geriye düştüğü 1. seti çevirmesine rağmen kalan setlerde hiç bir varlık gösteremeyerek rakibine boyun eğdi. Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada emeklilik sinyalleri veren Belçikalı tenisçinın eski günlerine dönemeyeceğine ikna olmasıyla birlikte tenise veda etmesi çok muhtemel gözüküyor . Eğer sezon bu şekilde devam eder ve sona ererse 2-5 yıl arası olarak belirttiği emeklilik zamanını erkene çekebilir . Onun gibi büyük zaferlere alışmış bir ismin bu şekilde ki hezimetleri kabullenebileceğini düşünmüyorum .
Svetlana Kuznetsova ise günün bir diğer sürprizinde Alona Bondarenko`ya boyun eğdi ve istikrarsız sezonunu sürdürdü. Serena Williams da Polonyalı Agni Radwanska`yi tek kelimeyle ezip geçti . Çekişmeli geçmesi beklenen mücadeleye fırtına gibi giren Serena maçın sonuna kadar bu performansını sürdürerek rakibinin çeyrek finale yükseldi . ABD`li raketin ceyrek finaldeki rakibi Henin`i yenen Safına olacak.
7 Mayıs 2008 Çarşamba
Roma Masters`da şok
Kazzia
Zambrano Cubs`i taşıyor
Chicago Cubs lige yaptığı müthiş başlangıcın ardından yavaş yavaş durulmaya başlasada takımın yıldız pitcherı Carlos Zambrano hız kesmiyor. Dün gece oynanan Cincinnatı Reds maçında mükemmel bir performans gösteren tecrübeli isim oyunda kaldığı bölümde koşuya izin vermeyerek takımının 3-0 lik galibiyetinde baş rolü oynadı. Kosu averajını da 1.80 e çeken Zambrano bu formunu devam ettirirse Cy Young Award`i kazanacak gibi gözüküyor .
Serena fırtına gibi
6 Mayıs 2008 Salı
Giro`ya az kala ...
Özgünhan , gerçek bir şampiyon



Pek çok at yarışseverler tarafından şampiyon ünvanını almıştır , ama benim için şu ana kadar seyrettiğim Arap atları arasında tek bir şampiyon var ve önün adı Özgünhan. Pek çok şampiyon veren Özgün ve Neame 39 ün bu nadide yavrusunu bu kadar özel yapan katıldığı 38 yarıştan 26 sını kazanıp sadece 2 sinde tabela dışı kalmasından çok daha öte şeyler. Sakatlık , şanssızlık ve zaferlerle dolu bir karıyer ...
2001 yılı Adana`da başlayan yarış hayatının en parlak koşularından birini aynı yıl Ankarada kazandığı Hatay koşuşu`nda gerçekleştirdi . 3 yaşlı arap taylarının en önemli koşuşunu Demirkazık`in önünde rekor bir dereceyle kazanırken ortaya koyduğu mücadeleyi ve karatteri hala unutulmayacak cinstendi .
2002 yılına girildiğinde ise 4 yaşlılığın verdiği olgunlukla çok daha iyi duruma gelmiş bir Özgünhan`la karşılaştık . Bu yıl içinde koştuğu 9 koşunun 8 ini kazanıp 1 inde 2. likte kalan safkanın hayatı Ağustos ayında koştuğu TSK koşusunda değişti. 2001 yılında Odinhan`i yarış dünyasından koparan TSK koşuşunun bu seferki kurbanı Özgünhan olmuştu . Son düzlükte sesamoid kemiği kırılan safkan buna rağmen koşuyu kazanmayı başardı. Bu sakatlığı yaşayan pek çok atın yarış hayatının sona ermesine sebep olmuştur , ki aynı durumun Özgunhan`in da basına gelmesine kesin gözüyle bakılıyordu . Bir mucize olup dönse bile bir daha asla o eski büyük şampiyon olamayacağı düşünülüyordu. Ve o mucize gerçekleşti , 1 yıllık aradan sonra
2003 Ağustosunda pistlere dönen Özgünhan aynı yılın Ekim ayında Arap atlarının en büyük koşusu olan Cumhuriyet kupasını kazanarak imkansızı gerçekleştiriyordu.
2004 yılına 3 zaferle başlayan safkanın başı kazandığı TBMM kupasından sonra bir kez daha sakatlıkla derde girdi. Ahırında ayağını duvara çarpan safkan çok sevdiği pistlerden 6 ay daha mahrum kalacaktı. 2004 yılı sonunda tekrar pistlere dönen safkan kariyerinin son senesi olan 2005 yılında ilerleyen yaşına rağmen katıldığı 5 koşunun 4 ünü kazanarak muhteşem kariyerine nokta koydu .
Kariyerinin sona ermesinden sonra onun da babası Özgün gibi şampiyonlar vermek için devlete satılmasına karar verildi , lakın büyük şampiyonlar veren Caş gibi tek testisli olması nedeniyle Tigem oldukça inat etti almamakta . Sonunda 2 taraf anlaştı ve Türk atçılığı önün gibi aygırdan mahrum kalmaktan kurtuldu . 4 yıl süren yarış hayatı boyunca elde ettiği çok sayıda başarının yani sıra , zorluklara boyun eğmeyen başına ne gelirse gelsin asla pes etmeyip zafere ulaşmak için gücünün son zerrelerini harcamaktan çekinmeyen karakteriyle hatırlanacak.
Ve herkes Özgunhan`ın bunca sakatlığı yaşamasaydı neler başarabileceğini düşünüp iç geçirecek .
11 Nisan 2008 Cuma
Getafe ve futbolun adaleti
İlk ayağı 1-1 biten maçın rövanşı Getafe'nin en önemli isimlerinden De La Red'in 5.dakikada kırmızı kart görmesiyle başladı. İlk günden beri Uefa kupasının en büyük favorisi Münih karşısında 115 dakika 10 kişi mücadele etmek zorunda kaldı Getafe. Buna rağmen ilk yarının son anlarında ilk maçtada 90.dakikada golü atan Contra'nın golüyle devreyi 1-0 önde kapadı Getafe. 89.dakikaya kadar skoru korudu,kontralarla şansını denedi ama son dakikada Ribery daha bitmedi diyerek aslında çok ilginç bir uzatma devresinin bizi beklediğinin haberini veriyordu.Herkes bu gol ile birlikte çökmelerini beklerken uzatmaya fırtına gibi giren Getafe 92. ve 94. dakikalarda bulduğu gollerle 3-1 öne fırladı. Maçı izleyenler için muhteşem bir durumdu aslında bu daha uzatmaların 3.dakikası geride kaldığında Casquero ve Braulio'nun attığı gollerle durum 3-1'e gelmişti bile. Bayern artık son şanslarını denerken Getafe'nin başarılarında en önemli pay sahiplerinden birisi olan Abbondanzieri kendi klasına, yeteneklerine-kariyerine yakışmayacak bir şekilde yumurtlayıp usta golcü Toni'nin önüne bıraktı. Son atakta Kahn'da ileri çıktı ve futbolun anlamda adaletinin olmadığı daha önce bir çok maçta kanıtlandığı gibi bu maçtada kanıtlandı. Maçın bitimine saniyeler kala Toni, topu ağlara gönderirdi. Münih taraftarları sevinirken futbolu sevenler ise Getafe için üzülüyordu çok büyük olasılıkla. 120 dakika sahada aslanlar gibi mücadele eden Getafe için inanılmaz bir üzüntü hissediyorum . Ama futbol bu yüzden dünya üzerinde en popüler spor zaten.
Madrid şehrinin en küçük çocuğu Schuster'le beraber gelen çıkışı Laudrup ile sürdürüyor. Geçen sene Schuster yönetiminde dikkatleri çeken Getafe'nin üç önemli ismi sene başında takımdan ayrılmıştı aslında. Mallorca'da golleri sıralayan Guiza, hala takımda olan Belenguer'in defanstaki partneri genç Alexis ve orta sahanın önemli bir parçası olan Paredes'in yokluğu çok etkilemiş gözükmüyor Getafe'yi. Kral kupası finalinde Valencia ile oynayıp kupayı kazanacaklardır en azından bu sene gösterdikleri performansla bunu hak ediyorlar.
9 Nisan 2008 Çarşamba
Utah Jazz Kuzey Batı sampiyonu

4 Nisan 2008 Cuma
Savaşçı prenses
1 Nisan 2008 Salı
Santana ve yeni umutlar
28 Mart 2008 Cuma
Mart Çılgınlığı tam gaz devam
NCAAB`de Sweet 16 mücadeleleri dün yapılan maçlarla start aldı . Gecenin sonucu merakla beklenen maçından Xavier ilk yarısında farklı önde götürdüğü maçı biraz da şansının yardımıyla uzatmalara taşıdı ve uzatmalarda da maçı kazandı . Raymond`in uzatmanın son dakikasında attığı 2 , 3 sayılık basket ve West Virginia`nin kaçırdığı fauller sonucu belirledi. Xavier`in Elite 8`de ki rakibi ise 1 numaralı seri başı UCLA oldu . NCAAB tarihinde UNC ile birlikte en çok Final Four gören okul , Western Kentucky`i baştan sona önde götürdüğü karşılaşmada yenerken zorlanmadı.
25 Mart 2008 Salı
Eve dönüş
Daisuke Matsuzaka`nin Boston Red Sox formasıyla çıktığı ilk maçı izlemek için 10000 lerce Japon Tokyo Dome`a akın etti . Kahramanlarını görmek için stadı dolduran seyirciler ondan pek de iyi bir performans göremediler. İlk inningde Oakland vurucularına 2 sayı vermesine rağmen taraftarlarının da desteğiyle ayağa kalkmayı başaran Matsuzaka oyunda kaldığı bölümde Oakland`i kilitlemeyi başardı . 5 inning oyunda kalan Japon beyzbolcu bu bölümde 2 run verip 5 vurucuyu yürüttü , ayrıca 1 tane de homeruna izin verdi.
23 Mart 2008 Pazar
Bu şeref Cancellara`nin
21 Mart 2008 Cuma
Energy Solutions Arena`da hüsran
Utah Jazz üst üste 20. iç saha galibiyetini alıp klüp rekorunu kırmak için çıktığı sahadan hayal kırıklığıyla ayrıldı . Maç boyunca ilk periodda oluşan 20 sayılık farkı kapatmak için uğraşan Jazz bunda başarılı olamadı ve Lakers 106-95 maçı kazandı. Deron Williamsin 26 sayı 12 asist 7 ribaundlük performansı galibiyete yetmezken Lakers`da ise Kobe Bryant 26 sayı 8 ribaund 7 asist , Lamar Odom ise 21 sayı 12 ribaund 6 asist ile zaferde önemli pay sahibi oldular. Temsilcimiz Mehmet Okur ise mide rahatsızlığı sebebiyle 28 dakika forma giydiği maçta 10 sayı 7 ribaund ile oynadı. Bu sonuçla birlikte evinde 4. yenilgisini tadan Utah Jazz Kuzey Batı grubunda liderliğini sürdürüyor , Los Angeles Lakers ise Pasifik grubunun zirvesinde.
Gecenin diğer önemli maçında Boston Celtics deplasmanda Dallas Mavericks`i mağlup etti. Dallas Mavericks Kidd takasının ardından galibiyet yüzdesi yüzde 50 nin üstündeki takımlara karşı kaybetme geleneğini de böylece sürdürmüş oldu. Playofflar yaklaşırken Mavericks taraftarları için durum ümit vadetmiyor.
San Antonio Spurs ise deplasmanda Chicago Bulls`u zorlanmadan geçerken üst üste 4 yenilginin ardından ayağa kalkmasını bildi . Bulls`da Hinrich bileğini burktuğu için bu maçta forma giyemedi.
20 Mart 2008 Perşembe
Gururumuz Hidayet`ten kariyer gecesi
NBA`de forma giyen yıldız oyuncumuz Hidayet Türkoğlu`nun kariyer rekoru kırıp 39 sayı attığı maçta takımı Orlando Magic 87-86 lik skorla Washington Wizards`a boyun eğdi. Hidayet 39 sayısının yani sıra 6 ribaund alıp 3 de asist yaptı . Gerek hücum gerekse savunma da takımını tek başına ayakta tutmasına rağmen belki de yorgunluğun etkisiyle maçın son saniyesinde takımına galibiyeti getirecek turnikeyi kaçırdı. Bu maçın ardından sezon sayı ortalamasını 19.9 a çıkartan Hidayet en çok gelişme kaydeden oyuncu ödülü içinde iddialı adaylar arasında bulunuyor.