chackie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
chackie etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2009 Cumartesi

Demirspor - Livorno




:) İlk resimde öndeki üç kişi Livorno taraftarı.

Nike & Arda Turan

Anneni düşün.
Babanı düşün.
Birlikte büyüdüğün mahalle arkadaşlarını düşün.
Seninle gurur duyan tüm yakınları düşün.
Vatanını özleyen tüm uzakları düşün.
Maç saati, gördüğü ilk kahvenin önünde kontağı kapatacak taksiciyi düşün.
Milli takımı ilk kez çıplak gözle görecek Kayserili çocuğu düşün.
Kupayı düşün.
Rakibi düşün.
Verkacı, ortayı, ara pası, çalımı düşün.
Ve sonra kimsenin aklına gelmeyeni düşün.

Dwight Yorke


United'ın en iyi kadrolarının olduğu dönemlerin golcülerinden Yorke 37 yaşında futbolu bıraktı. Scholes, Keane, Beckham, Giggs gibi isimlerle beraber United efsanesinde üstüne düşeni fazlasıyla yaptı ki 1999 yılındaki üçlemenin en önemli adamlarındandır. Andy Cole ile birlikte adlarını beraberce söylemeden edemediğimiz güzel golcülerdendi. Kariyerini 1 şampiyonlar ligi ve 3 Premier Lig şampiyonluğuyla taçlandırdı.




Andy Cole, again Yorke, again Cole and Yorkeee score, fantastic goal for Manchester United...

4 Eylül 2009 Cuma

Livorno ve kebap keyfi




Maç günü geldi çattı. Televizyon yayını konusunda hala bir gelişme yok ve sanırım da olmayacak. Livorno takım olarak tam kadro gelmiş Lucarelli falan hepsi bu maça verdikleri değeri göstermişler. Karşılama hoşbeşinden sonra tüm misafirleri tabi ki kebap ziyafetiyle tanıştırmışlar ki ikinci resimde metrelik kebaba nasıl dalındığını net görebilirsiniz.
Adanalı tribüncüler de tabi ki karşılamada yerlerini almışlar. İtalyadan 15 civarı taraftar da takımlarıyla birlikte Adana'ya gelmiş, gece sonunda yetkili kişiler italyan taraftarları otele götürmek istemişler ama onlar Demirsporun taraftar grubu şimşeklerle birlikte kalmak istediklerini ve gerekirse parkta falan da sabahlayabileceklerini söylemişler ki birbirinin dilinden bihaber iki grup için de her zaman hatırlanacak nefis bir deneyim olmuştur kesin.
Bir tarafta Ankaralı İ.Melih'in yaptığı kanun içi ama ahlak yoksunu hareketler, diğer tarafta ise kurun kaleleri geliyoruz romantizminde bir organizasyon.
Adana'dan maça giden vs varsa gördüklerini, bildiklerini paylaşırsa sevinirim.

1 Eylül 2009 Salı

Frank Rijkaard


TFF'nin dergisi Tam Saha'dan Bağış Erten Frank Rijkaard'la nefis bir röportaj yapmış. Sorular nefis, cevaplar sorulardan da güzel. Röportaj içinde bana göre en güzel kesim ise 2 aydır burada olmasına rağmen direk olarak teşhisin doğruluğunu göstermesi açısından aşağıdaki kısım. "Sercan nasıl oyuncu, hoca beğeniyor mu, alsın mı Galatasaray" diye sözde soru soranlara ibret olsun diye okutulmalı bu röportaj tekrar tekrar.

"Türk futbolunda her şeyden biraz var. Ama hiçbir şey tam yok. Bu işi hem zorlaştırıyor hem de komplike hale getiriyor."

Röportajın tamamı için burayı tıklayabilirsiniz.

Demirspor - Livorno


Demirspor'a nedense hep sempatim olmuştur yıllar yılı, belki de bu sempati ülkedeki birçok yerin aksine bir kimliği sahiplenip, halkın takımı mottosuyla yoluna devam ettiği için. Sezon açılışında bu sene gerçekten çok farklı bir organizasyon yaparak, futbol sevdalılarının belki de en çok sempati duyduğu takımların başında gelen Livorno'yu konuk edecekler. Malum her tribüncü kişinin misafir etmek isteyeceği bir takım Livorno.

Maç 4 Eylül Cuma günü saat 20.00'da ve umarım herhangi bir kanal bu maçın yayın hakkını alır ve tv'den bize bu keyfi yaşatır. Bu organizasyonda emeği geçen herkesin ellerine sağlık diyorum. Keşke yakın olsa da biz de akıp gelebilsek 5 Ocak stadına.

Bu arada sanırım İtalya'dan da 50 kişilik bir taraftar grubu gelecekmiş karşılaşma için, kebap şalgam suyu ölümüne misafirperverlikle çok farklı anılarla Adanadan ayrılacaklardır şüphesiz. Üstteki resim'de karşılama hazırlıklarından.

Bu da konuyla alakalı Radikal'de çıkan yazı. Tıkla

31 Temmuz 2009 Cuma

Whatever your level




FA, Guy Ritchie'nin Nike için çektiği reklam filmine özenip nefis bir iş gerçekleştirmiş.

Formaliteler tamamlandı.


Arşivci bir bünye olarak, şu maç günü atkıları ülkemizde bir türlü yaygınlaşmamasını üzüntüyle karşılıyorum. Sözüm bu maç için değil elbette ama bir çok büyük maçın atkılarından sağlam bir arşiv fena olmazdı. Neyse resmi görünce şu ufak isyanımı da dile getireyim dedim. Bu sezon kötü performanslardan dolayı ligin iki büyük takımı resmi maç sezonunu erken açmışlardı. Formaliteden de olsa oynanması ve kazanılması gereken maçlar vardı. Galatasaray daha önce Tobol'la oynayıp rakibinden 15 gün az tatil yapmıştı. Dün de israil'de hazırlık maçı kıvamında ki maçını oynayıp, istanbuldaki maçı tamamıyle bir formalite maçı haline getirdi. Takımda taşlar tabi ki asıl abiler yerlerini almaya başlayınca ufak ufak yerine oturuyor, kalite birkaç kademe birden yükseliyor. Maçla ilgili çok söylenecek bir şey yok aslında, sadece birkaç şeyi belirtmek lazım. Arda ileriye daha yakın oynuyor bugün zayıf ekip karşısında 3 assistle takımını sırtladı, Aydın kendisinin belki de son şansı olan maçta ilk defa biraz düzgün oynadı ama gerideki adamına desteği esirgememesi lazım, Sabrispor gene enteresan işlere imza attı golde hatası vardı üstüne gitti güzel bir gol attı, Leo Franco kalede duruşu ve gereksiz sıkıntı yaratabilecek iki pozisyonda yaptığı kurtarışlarla güven verdi, Kewell oyun zekasıyla her geçen gün kendisine olan hayranlığımı katlıyor, Keita ise alışınca fırtınalar estirecekmiş gibi bir izlenim bıraktı bende. Bir tek defansın ortası ciddi anlamda problem ki Gökhan Zan ucuz etin yahnisi kıvamında işler yapmaya devam ediyor. Bu maçlar neyse de ilerleyen günlerde ciddi sıkıntı yaratabilir bu durum. Bu maçın bir güzel yanı da avrupada 82 olan galibiyet sayısının 83 olan mağlubiyet sayısıyla eşitlenmesiydi.


Bir diğer formalite maçında ise Fenerbahçe evinde ilk resmi maçında futbol oynamaya aç olduğunu gösterdi, taraftar da takımını özlemiş iyi destek verdiler. Gerçi evde oynanan ilk maçlar böyledir her zaman, kısa bir ayrılık döneminden sonra sevenler birbiriyle hasret giderir. Ekstra oynanır, ekstra destek verilir, bir de iyi bir sonuç alınırsa değmeyin keyfine. Bu maçla da ilgili aslında çok taktik falana girmeye gerek yok. Daha 3.dakikada maçın fark olacağı belli oldu. Carlos'un kaleci hatasıyla da olsa frikik golü güzeldi, Guiza Raul'a özenmiş sanırım Fenerbahçe formasıyla ilk hat-trick'ini yaptı, Gökhan Gönül iyi orta yapmayı tekrar hatırlamış, Emre bu kadar Brezilyalı var dur ben de birşeyler yapayım diye düşünmüş, Kazım ise psikolojik problemlerini atlatmış gözüktü. Galatasaray gibi Fenerbahçe'nin de defansif anlamda zaafı olduğu açık bir şekilde gözüktü dün akşam, eğer bu iki klüp de burada bir düzenleme yapmazsa sezon içinde başları çok ağrır.Ama en net gözüken şey geçen sezondaki oyun anlayışıyla Daum'un takıma kazandırdığı anlayış arasındaki fark. Bu konuda Daum'u tebrik etmek lazım.

Velhasıl kelam formaliteler sorunsuz aşıldı.

R.I.P


Severdik kendisini. Özellikle Barça'daki döneminde yarattığı kadro ve oynattığı futbol hala hafızalarımızda güzel birer anı olarak durur. Şu anda bir çok iyi hocanın yanında yetiştiği Sir Boby Robson kanserden 76.yaşında vefat etti. Huzur içinde yatsın.

30 Temmuz 2009 Perşembe

58.yıl


Ölümünün 58.yılında kurucumuz Ali Sami bey'i bir kez daha rahmetle anıyoruz.

Türbülent


Her ne kadar bir türk takımı olarak Sivasspor'un aldığı mağlubiyet normal şartlarda bizi üzecek türden olsa da, Bülent Uygun antipatisi o kadar kuvvetli ki içimiz sızlamadı açıkcası. Atalarımız büyük lokma ye ama büyük laf konuşma diye boşuna söylememişler. Daha önce "Türbülent sistemi" "istanbulda Laila, sivasta La ilahe illallah" "Arsene Wenger gelsin burda takım çalıştırsın bakalım" gibi vecizelerinin yanına vıcık vıcık yağlı şiirleri, sırf Fenerbahçeye şirin gözükebilmek adına " biz 5 yeriz, 7 yeriz ama 6 yemeyiz. Belki 7 yeriz, 9 yeriz ama 8 yemeyiz" diyerek aklınca ayar vermeye çalışmasıyla antipatinin doruğuna ulaşmıştı Türbülent. Dün de sözünün eri olduğunu gösterdi. Takımı iki pas bile yapamadan 5'lik oldu ki Anderlecht ikinci yarı da bastırsaydı skor ne olurdu bilemiyorum. Öngörüsünden dolayı kendisini tekrar tebrik ediyorum. Böyle hakedilmiş tokatları görünce de Allahın sopası yok demekten de kendimi alamıyorum.

Pek de içlenmiş resimde.. Canım benim, rövanşta bol şanslar.

Adamsın Schumi ...

Hem mini bir tatil, hem de hala devam eden ailesel sıkıntılardan dolayı bir süredir hiçbirşey yazamıyordum(Bu lanet olası 2009 bitmeli artık, ne bela bir seneymiş be arkadaş). Bugün biraz nette gezinme fırsatı bulunca acaip güzel bir haberle karşılaştım ve uzun bir aradan sonra ilk postumu da bunun üzerine atayım istedim. Geçen yarışta Felipe'nin geçirdiği kaza malum, can kaybı yaşanmaması ve kalıcı bir sakatlığının olmaması işin sevindirici tarafı. Ferrari bu gelişme sonrasında sezonun geri kalanında yarışması adına Schumi'ye teklif götürmüş. Schumi bu teklif karşısında "F1 defterini çoktan kapattığını ama gelişmeler karşısında takıma olan sadakatinin devrede olacağını" belirterek kabul etmiş.

Bir adam düşünün 7 dünya şampiyonluğu, kırılması neredeyse imkansız rekorlar sahibi olan bir kariyer sahibi olsun ve bu kötü dönemde kariyerine sürülecek lekeleri hiç düşünmeden böyle bir teklifi kabul etsin. Motor sporlarına ruh katan adamsın Schumi ve herşeyden öncesi adam gibi adamsın. Oyuncak arabaların motor vızırtılarına dönen F1 gene şenlenecek. Tifosi'lerin bayram günüdür bugün.

10 Temmuz 2009 Cuma

Kaptan

Arda Turan'a Galatasaray yönetimi önümüzdeki sezon hem 10 numarayı hem de 1.kaptanlığı uygun görmüş. Açıkcası geç kalan bir gelişme oldu bu kaptanlık mevzusu, Hertha maçında bu hamle yapılmalıydı. Ama geç olsun güç olmasın diyelim, çok yakışacağına inandığım bir seçim oldu bu. Hasan Şaş'ın takımdan ayrılmasından sonra, altyapıdan gelmesi, lider vasfı ve sempatik tavırlarıyla bu görevin altından eksiksiz olarak kalkacaktır. Önceki kaptan Ayhan ise 2.kaptanlığa getirilmiş ve konuşmasında bu durumu hiç sorun etmeyeceğini söylemiş. Kendisine de yakışan budur, böylesine abi-kardeş ilişkisi bir çok takımın hiç anlayamacağı bir şey. Sırtında her zaman dilinden düşürmediği Metin Oktay'ın 10 numarası ve taraftarı olduğu klüpte bayrak adamlığa yürümesi Arda açısından bu sezonu çok farklı kılacaktır.

Bu kararın bir diğer yönü ise renklere sempati duyan, altyapılara gelme ihtimali olacak çocuklara da mesaj vermek. Bir gün sizler de Arda gibi sembol olabilirsiniz mesajını bu hamleyle çok açık bir şekilde vermiştir, ki o yaştaki çocuklara çok büyük heyecan verecek bir düşüncedir bu. Aziz Yıldırım'ın da transfer zamanında aksini planlasa da bilmeden desteklediği bu düşünce (parayı bastırır Arda'yı alırım mantığı ve karşılığında paranın herşeyi satın alamayacağının bir kez daha görülmesi) ilerleyen zamanlarda Galatasaray'a çok olumlu dönecektir. Bir diğer altyapı pırlantası küçük kaptan Uğur Uçar'ı da önümüzdeki senelerde diğer kaptan olarak görmek en büyük arzumuz.
Çocukluğumda şuyluydum, buyluydum diyip de parayı görünce bukalemun olanlara, paraya tamah edenlere inat Adam gibi adamsın Sipsi ...

Benzema



Şu forma öpme olayını da hiç çözemeyeceğim sanırım, yerel oyuncuların transferlerinde belki bir anlam yüklenebilir "işte taraftarı olduğum takımdayım, bu forma kutsal benim için" vs vs de yurtdışından gelen bir oyuncu neden armayı öper, ne ifade etmeye çalışır hiç çözemeyeceğim sanırım.

Florentino Perez tanıtımlara devam ediyor. Daha öncede demiştik şov yapmayı her daim sever kendisi. Sanırım taraftarlar da doydu ki Benzema'nın imza törenine 15.000 kişi gelmiş. Neredeyse Albiol kadar taraftar toplayabilmiş 21 yaşındaki genç oyuncu. Tabi hemen yıkama yağlama konuşmaları da gelmiş "idolüm Zidane'ın oynadığı yerde top oynamak bana onur veriyor" gibi ki normaldir. Hayırlısı olsun diyelim Real Madrid için Villa'yı almadıkları için de teşekkür edelim.

Toronto'lu Hedo





Hedo Raptors'a imza attıktan sonra oldukça güzel bir tanıtım toplantısı yapılmış. Umarım orada başarılı olur ve Raptors'ın kötü galibiyet yüzdesini biraz daha yukarıya taşır. Raptors yetkilileri ise Hido'nun gelişi üzerine anasayfalarına bir klip eklemişler. Orlando'nun Philly maçında attığı son saniye basketini üzerinde biraz oynayıp koymuşlar. Böylesine beklentileri olmaları çok hoş.

Video için tıklayın

Rasheed


7 Temmuz 2009 Salı

Turkcell Super Lig Fikstürü

Fikstür çekildi tamamı için tık tık,

1.Hafta
Gaziantepspor - Galatasaray
Antalyaspor - Ankaraspor
İBB - Beşiktaş
Gençlerbirliği - Kayserispor
Bursaspor - Kasımpaşa
Manisaspor - Eskişehirspor
Diyarbakırspor - Ankaragücü
Sivasspor - Trabzonspor
Denizlispor - Fenerbahçe

Derbiler

5.Hafta Galatasaray-Beşiktaş
9.Hafta Galatasaray-Trabzonspor
10.Hafta Fenerbahçe-Galatasaray
12.Hafta Trabzonspor-Beşiktaş
13.Hafta Beşiktaş-Fenerbahçe
17.Hafta Trabzonspor-Fenerbahçe

90 Dakika

Rahmetli Kenan Onuk'un mirası olan 90 Dakika, ekonomik kriz gerekçe gösterilerek yayından kaldırılmış. Bu gerekçe için ben masaya külahımı koyayım yetkili arkadaşlar ona anlatsınlar demek istiyorum. Bu ülkede on lafın dokuzunun hakem olmadığı, senelerdir aynı ivmede devam eden ve ciddi anlamda takipçisi olan yegane programlardan biri için ekonomik kriz bahanesi ciddi anlamda komedidir. Son zamanlarda çok takip etmiyorum ama, eskisi gibi yürüdüğü de bir gerçek. Şu an istense çok rahat sponsor da bulunur, reklam gelirleri de arttırılır. Tabi istenir mi orası bu kararın asıl nedeni.

Haşmet Babaoğlu çok takipçisi olmasam da bazen verdiği ince detay analizlerle keyif verir. Sabah gazetesindeki köşesinde bu konuyla ilgili oldukça manidar, aslında herşeyi açıklayan bir yazı yazmış. Görülen Aziz Yıldırım Doğuş Grubu sahibi Fenerbahçeli Ferit Şahenk'e rica etmiş. O da başkanının ricasını kırmayıp, kendisi hakkında gerektiğinde en sert eleştirileri yapabilen programı yayından kaldırmış. Objektif yayın anlayışını ciddi anlamda kaybetme yolunda ilerleyen NTV grubu için dev bir kilometre taşı oldu bu hareket. Sırada ne var, Haşmet Babaoğlu'nun dediği gibi sadece klüpten onaylı haberler mi verecek NTV, ya da sadece yağdanlık yorumcular mı olabilecek bu grubun içinde sezon oynanırken göreceğiz. Alternatif fikir ve sesleri susturma girişimleri son gaz devam ediyor. Biat eden bizdendir mantalitesi nereye kadar gidecek bakalım ?

CR9 Show








Florentino Perez her zaman şov yapmayı çok seven, reklamın alasını yapan bir adamdır. Kendine en uygun oyuncuyuda buldu artık. Tribünde 85000 kişi var diyorlar, net rakam bilet satılmadığı için bilinemiyor ama tahmini bu civardadır.

Rasheed Celtics'de


Daha önce belirtmiştim zaten Rasheed için Boston GM, Coach ve süperstarlarının yaptığı çıkartmayı. Beklenen etki gerçekleşmiş ve Pistons'ın huysuz çocuğu Rasheed artık Boston Celtics oyuncusu oldu. Spurs ve Mavs'ın da teklifleri vardı kendisine, ama doğu tarafında kalmak ve Garnett'in bomba gibi döndüğü bir sezonda yüzük hedefi için en idealinin Boston olduğuna karar vermiş. Tabi bu durumun Boston açısından bir kötü yanı var Glen Davis'in MLE'sini karşılayamacaklar bu hamleyle, bu da takımda tutmak isteseler bile ellerini bağlayacak.