
7 Mart 2010 Pazar
Son Dakikaların Kurbanı : Kasımpaşa

Yeni Lider Real Madrid


5 Mart 2010 Cuma
Ortada Sıçan
2 Mart 2010 Salı
Casillas, Raul'u yakaladı

Geçen sefer Iker'ın Milli takım formasıyla 100.maçına çıkacağından bahsetmiştik. Iker, eğer yarın oynanacak Fransa maçında forma giyerse takım arkadaşı, kaptanı Raul'u yakalayacak 102 maça ulaşarak. İspanya Milli takımında en fazla forma giyen isim ise 126 maçla Andoni Zubizarreta.Iker'in daha 28 yaşında olduğunu ve İspanya Milli takımı için düşündüğümüzde rakibinin olmaması onun bu rekoru geçebileceğini gösteriyor. Bu adamla ilgili tek üzüldüğüm konu ise, Zamora ödülünü Valdes'in bile önünde oynayanlar sayesinde iki kez kazanmasına rağmen Casillas'ın bir kere alabilmesi. Gerçi onun pek dert ettiğini sanmıyorum bu konuyu.
1 Mart 2010 Pazartesi
La Liga'dan...


Galatasaray 4 - 1 Kasımpaşa


27 Şubat 2010 Cumartesi
Kayserispor 1-2 Beşiktaş
Ligin en az gol yiyen iki takımının karşılaşması. Beşiktaş bu ünvana yakışır bir maç oynadı. Ekrem’i de sayarsak kaleci hariç 8 defansif oyuncuyla çıktı Denizli’nin takımı sahaya. Makakula’nın golü hariç fazla da pozisyon vermedi Beşiktaş. Bunda Hakan Aslantaş’ın 1-2 ortası hariç kanatları kullanmayan Kayserispor’un mutlaka ki etkisi var. Israrla ortadan uzun toplarla araya atmaya çalıştı Kayserispor. Beşiktaş savunması da bu toplarda genelde dikkatliydi. Toraman’ın önliberoda oynaması ilginç, beklenmedik ama faydalı bir tercih oldu. Savunmada hatasız oynadı, hücuma bile katıldı. Ayrıca Cangele yerine oynayan Ömer Şişmanoğlu’na da etkili olma fırsatı vermedi. 3 sezondur kaybedilen bir deplasman. Kazanılması halinde puanlar eşitlenecek. Beşiktaş için zor bir maç olacağı kesindi zaten. Tolunay hocaya 1 puan yetecek miydi bilmiyorum ama golü erken yiyince reaksiyon gösterdi. Defanstan Bayram’ı aldı ve Troisi oyuna girdi. Troisi’nin girmesi ile takımda yerler domino taşı gibi oynadı. Troisi ise maç boyunca pek etkili olamadı. Beşiktaş alan savunmasını iyi oynadı. Kayserispor’a hiç boş alan bırakmadı. Kayserispor’da ekstra işler yapmadı.
Kayserispor’un en az gol yiyen 2. takım olmasına şaşırdım. Savunmada oynayan oyuncular inanılmaz hatalar yaptılar. Aydın mesela 1-2 kere top kaybetti, aynı şekilde Serdar öyle. Ayaklarında ki topu rakiplere verdiler. Nesta değilsen biraz basit oynamak gerekir. Aydın’ın kaybettiklerinden biri gol oldu. Tello’nun çabası güzel golde ama Aydın ilk aldığından boşta ki arkadaşına hızlıca oynasa golü yemezlerdi. Yine bu golde sağ beke hücum özellikleri daha iyi olan Mehmet Eren geçmişti. Tam göremedim ama Ekrem’i tutması gereken oyuncu o. Ekrem ordaydı ama Mehmet Eren yoktu. Kayserispor kendi hatasının bedelini ödüyor. Oyuncularını köle gibi, ticari mal gibi kullanmaya çalıştıklarından dolayı Ali Turan’ı sezon ortasında kaybettiler. Savunmada Eren ve Toledo’da sakatmış, onların yokluğunda Ali Turan’da gidince vasat bir savunma haline gelmiş Kayserispor savunması. En azından bu maçta kötüydüler. Sadece kaybettikleri toplardan dolayı değil. Bobo bile 3-4 kere savunmanın arkasına sarktı ki Bobo çok süratli ya da teknik bir santrafor olmamasına rağmen. İleride iyi basan her takım zorlar gibi bu savunmayı.
Son paragraf maçın yıldızına. Ülkesinde şiddetli bir deprem oldu, ona rağmen çıktı harika oynadı. Maçın hemen başında golünü attı, sonra da taşı sıkıp suyunu çıkartırcasına topu kazandı ve Bobo’nun önüne nefis bırakarak 2. golün yaratıcısı oldu. Potansiyelinin tümünü ortaya koydu bu gece Tello. İstanbul BB maçı Beşiktaş’ın ligde ki kaderini ve kalan haftalarda ki amacını belirleyebilir. Sebebi ise bu galibiyet.
Son olarak geçmiş olsun Şili. Geçmiş olsun küçük Nobre, Nicolas.
26 Şubat 2010 Cuma
Galatasaray 1 - 2 Atletico Madrid

Aynı geçen sene Hamburg karşısında olduğu gibi Avrupa'ya çok hüzünlü bir şekilde veda etti Galatasaray. Oynanan oyun turu hak etmiştir, hak etmemiştir ayrı ama son dakikada yenen golle tura veda etmek acıyı daha fazla arttırıyor bünyede. İlk maçta 1 dakikada yaptığı iki hatayla maçın gidişine etki eden Caner, 2.maçta da 1 dakika içinde oyunun gidişini etkiledi. Penaltının verilmemesi tamamen saçmalıktır,-Platini'ye sormak gerek o asistan hakemleri oraya kalecilerin canı sıkılmasın diye mi koydun diye- orası ayrı o penaltı verilmiş olsaydı şu an Sporting Lizbon maçlarını düşünüyorduk. Caner'in ilk kartını anlayışla karşılasam bile, 2.hareketinin hiçbir açıklaması,hiçbir mantığı açıklaması yok. Amatörlük desem o bile değil, amatör maçlarda aynı hatayı o şekilde yapmazlar bu kadar kritik bir maçın-kritik bir dakikasında. Maçın Galatasaray adına en iyilerinden birisi diyecekken bu kadar sorumsuzca bir davranışın açıklaması olamaz.

23 Şubat 2010 Salı
22 Şubat 2010 Pazartesi
Real Madrid 6 - 2 Villareal



Beşiktaş 1 - 1 Galatasaray

21 Şubat 2010 Pazar
Mallorca'nın Kalesi Düştü

Bu senenin en dikkat çekici takımlarından birisiydi Mallorca. Kendi evinde oynadığı 10 maçın hepsini kazanarak hanelerine 30 puan yazdırmışlardı bu geceye kadar. Tabi bu performanslarını gerçekleştirirken ligin tepe dörtlüsünden hiçbir takımla karşılaşmadıkları notunu da eklemek lazım. Bu iç saha performansına karşılık deplasmanda oynadıkları 12 maçtan sadece 1 galibiyet çıkartabildiler. Bu gece kendi evlerinde bu zamana kadar oynadıkları en ciddi rakiple karşılaştılar. Puan durumunda 1 puan geriden takip ettikleri Sevilla idi rakip. Maçın 5.dakikasında öne geçmelerine rağmen 3-1 mağlup olmaktan kurtulamamışlar.
18 Şubat 2010 Perşembe
Atletico Madrid vs Galatasaray'dan önce
Maç öncesinde en çok bahsedilen konu herhalde Leo Franco’nun Calderon’a dönmesi. Taraftar onu gördüğü için, Franco ise bir maç bile olsa Calderon’da oynayacağı için mutlu.
Galatasaray’ın eksiklikleri biraz rahatlatıyor Atletico Madrid taraftarlarını, forvette ki eksiklerden bahsediliyor genelde fakat Rijkaard’ın daha değişik bir şeyler deneyeceğini sanıyorum. Rijkaard demişken Vicente Calderon’da ki geçmişi çok parlak sayılmaz. Barça’nın başındayken 1 galibiyet, 2 beraberlik, 2 mağlubiyet almış. Galatasaray’lılar ise Sanchez Flores’i geçen sene ki muazzam bir oyunla kazandıkları Benfica deplasmanından hatırlıyorlar genelde.
Eşleşmenin başından beri beklenti : Bol gollü, çok pozisyonlu iki maç. Ama Galatasaray’ın klişe tabirle Hedef Santrfosuz kalması Rijkaard’ın sistemini etkileyebilir, etkileyecek mi? Bakalım.
Atletico Madrid, Barcelona maçının havası ve moraliyle çıkacak bu maça. Flores’le geri dönen Reyes’in çok formda olduğunu söylemek lazım birde. Geldi gelecek derken transferin son günlerinde ancak alınabilien Salvio ise maç listesinde, ama çok büyük ihtimalle oynamaz, belki son 10-15 dakika.
Atletico Madrid’in maç listesi şöyle; Asenjo, De Gea - Valera, Antonio Lopez, Juanito, Ujfalusi, Alvaro Dominguez, Perea - Ignacio Camacho, Raul Garcia, Jurado, Paulo Assunçao, Salvio, Reyes, Simao, Ruben Perez - Forlan, Agüero.
Eğer bir süpriz gelişmezse kadro da şöyle olabilir. De Gea; Ujfalusi, Perea, A.Dominguez, Antonio Lopez; Raul Garcia, Assunçao; Reyes, Simao; Forlan, Agüero.
Galatasaray açısından kolay bir maç olmayacak. Etkileyici bir deplasman atmosferi, sakatlar, hafta sonu derbi derken sıkışık bir ara. Bu tip maçlarda, özellikle deplasmanda ya yemeyeceksin ya da atabildiğin kadar çok atacaksın. Galatasaray’ın neyi tercih edeceği maçın seyrini belirleyecek.
Rigobert Song
Şampiyonlar Ligi 2.Tur # 2

- Real Madrid, belalısı Lyon engelini yine aşamadı ilk maçta. Star'ın harika Şampiyonlar Ligi politikası sayesinde izleyemedik Salı maçlarını, netten izlediğim kısa özetlerle idare ettik. Makoun'un 47.dakikada attığı gol tüm gözleri 2.maça çevirtti Real'de. Şampiyonlar Ligi'nde 2.turu geçmeyi ve Lyon'u yenmeyi özlemiş olmalı Real Madrid'li taraftarlar. 2.maçta Marcelo ve Xabi Alonso cezalı oldukları için forma şansı bulamayacaklar. Bu kadar harcamanın üstüne Şl'de turun gelmesi gerekiyor, bakalım Lyon buna izin verecek mi ?




