30 Haziran 2009 Salı

Shaq


Shaq Cleveland'a takasından sonra Twitter'da bir video paylaşmış ki nefis olmuş. Akon'un şarkısına güzel bir klip çekmiş. LeBron için gelsin "i'm here for you, dont worry cause i got you"

Seviyorum bu adamı yahu.

Yaratıcı


Çocukluktan, gençliğe ilk geçiş evrelerimizin efsane ismi Michael Jackson da koyu Beşiktaşlıymış. Kimine iğreti gelebilir ama ben yaratıcı buldum oldukça.

Huzur içinde yatsın. Thriller albümüyle ve klibiyle kalbimde hep ayrı bir yeri olacak. Bu ölümle çocukluğumuz bitti ve büyüdük geyiklerine girmeden bitirelim.

Alp Yalman


Eski başkanlardan Alp Yalman çok enteresan bir insandır. Onun dönemini yaşamış bir çok kişi bilir, çıldırtıcı sakinliğiyle tanınır, o sakinliğinin altında lafları birbiri ardına patlatırdı. Dünde Lincolnnnn Lincolnn için sırf sözde değil özde bir laf geçirmiş ki birçok taraftarın kendisiyle aynı şeyleri düşündüğü aslında çok açık.

“Bana Lincoln’den bahsetmeyin. Lincoln benim için evvela adam değil! Adam olmadığı için de futbolcu mu, değil mi diye bakmıyorum”

Kısa kısa NBA


Kadife elli şeker pivot Yao Ming sol bacağındaki süren kırık nedeniyle önümüzdeki sezon sahalarda olamayacakmış. Rockets doktoru Tom Clanton sakatlığının ciddiyeti için önümüzdeki sezon kesin yok belki daha da uzun sürecek, kariyeri bile tehlikede bu sakatlıktan dolayı demiş. Daha önce 8-12 hafta kadar sürecek deniyordu. Ama geçen sene ameliyat edilen ayağından olması bu sakatlığın ciddiyetini daha da arttırmışa benziyor. Geçmiş olsun diyelim, NBA'deki en özel pivotlardan birinin bu şekilde devamlı sakatlıklarla mücadelesini görmek üzücü.



Hikayeyi biliyorsunuz zaten, uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Badalona'nın 6.6 milyon dolar bonservis istiyor, NBA'de ise bonservis için 500.000 sınırı var. Tabi rakam büyük olunca Rubio'da o parayı Hidayet gibi cebinden karşılayamıyor. Daha önce büyük takımlarda oynamak istediğini defalarca belirterek draft gecesi Timberwolves'a yar oldu. Tabi hemen ardından da takas teklifleri yağmaya başladı takıma. İçlerinde en ciddisi Knicks ve Houston gözüküyor ama Wolves teklifleri reddetmiş, gerekirse 1-2 sene bekleyebileceğini de belirtmiş. Bu arada avrupada oynayabileceği takımlar içinde bir türk takımı da varmış dedikodulara göre ki ben Efes olmasını umut ediyorum. Neyse dedikodular şekillenir ilerleyen zamanlarda.

Golden State'in istenmeyen adamı artık Atlanta Hawks'da. Elden çıkartılmak istenen bir adama talip olununca pazarlık gücü de oldukça artıyor tabi ki. Hawks Jamal Crawford'a karşılık olarak neredeyse garbage time'larda bile yer vermediği Speedy Claxton ve Acie Law'ı Golden State'e yolladı. Güzel bir hamle Hawks adına. Rick Sund'ı tebrik etmek lazım.
NBA'in en büyük draft hatalarından biri olan Darko Miliçiç ise Q-Rich karşılığında Knicks'in yolunu tutmuş. Şu adamın Carmelo, Bosh, Dywane Wade gibi adamların önünde seçildiğini düşünüyorum da NBA'in kaderini değiştirdiler resmen..
Geçen haftanın en can alıcı takası ise benim açımdan tartışmasız Vince "the Prince" Carter'ın Orlando Magic'e geçmesidir. Fatura vs lerle uğraşırken Can'ın telefonda söylemesiyle acaip sevindim bu habere. Rafer Alston, Tony Battie ve Courtney Lee'ye karşılık Vince Carter yanında Ryan Anderson'la birlikte Magic'e geçmiş. Takımlar açısından bakacak olursak Nets için uzun vadeli ve 40 milyon dolar boşluk yaratacak bir anlaşma bu. Rafer Alston ve Tony Battie kontratlarının son sezonlarındalar. Rod Thorn'un bu akıllı hamlesiyle 2010'da 2 yıldızı kadrolarına katabilecek teklifleri rahatlıkla verebilecekler, yanına ekstradan Courtney Lee aldılar ki bence tıpkı Harris gibi o da Nets'de parlayacaktır. Bu arada 2010 sezonu için Bobby Simmons'ın sözleşmesinin de biteceğini ve Yi Jianlian'ın opsiyonunun ellerinde olacağını da hatırlatmak lazım. Nets'de herşey 2010 üzerine kurulu gidiyor. Magic açısından ise takıma en başta gerçek bir süperstar geldi ki Vince Carter eğer sahada oynamak isterse NBA'in tartışmasız en iyi 3-5 adamından biridir, ekstradan Gorti'nin de Knicks flörtü dolayısıyla Ryan Anderson yedek uzun olarak iyi bir opsiyon sayılabilir. Orlando gibi şuta dayalı yaşayan bir takımda kendi şutunu yaratabilen, Howard'ın zorlandığı ve dış savunmaların şuta rahat izin vermediği maçlarda tek başına takımı ayakta tutabilecek bir güç. Her iki takımın da istediklerini aldığı ama Nets'in önümüzdeki sezon maaş ve salary cap dengesi dolayısıyla bir adım daha önde olduğu bir takas olmuş. Hidayet'in durumu da bu takastan sonra ne olacak orası da muamma. Gönlüm aslında LaMarcus, Roy'lu Portland'dan yana, keşke oraya gidip de şu kendisini ucuza kapatmaya çalışan Otis Smith'e kapağın büyüğünden taksa ama bekleyip göreceğiz artık.


Draft malum geçen hafta yapıldı. Diğerleriyle arasında bariz siklet farkı olan Griffin'i tabi ki Clippers kaçırmadı. Gerçi Kaman ve Randolph varken alacağı süre soru işareti olsa da iyi bir hamleyle eşşek kadar kontratlı Randolph'tan kurtulunması Clippers'ı güzel günlere taşıyabilir.

Sonunda

Geçen hafta başından beri devam eden ev taşıma merasimi sonunda bitti. Doğalgazıydı, elektriğiydi, kayıt taşımasıydı,ADSL'iydi, nakliyesiydi oydu buydu derken anladım ki ne büyük dertmiş be arkadaş, ordan oraya koşturup duruyor insan. Koli görmekten bile tiksindim yemin ederim.

25 Haziran 2009 Perşembe

Şakacı Aziz

Birkaç gündür gazetelerde şaka yollu bir konuşmanın geçtiği yazılar var. Arda Turan'ı Aziz Yıldırım istemiş, para peşin kırmızı meşin demiş, Adnan Polat satmayız demiş gülüşmüşler vsvs. Bu muhabbet Fenerbahçe resmi yayın organı kıvamındaki Fanatik tarafından bol bol suistimal edilmeye çalışılsa da istenilen kafa karıştırma eylemi tam olarak gerçekleştirilemedi. Aslında şaka konuşmanın altında şu yatıyor; Fenerbahçe parasını verip her oyuncuyu alabilir, böyle bir güce sahiptir falan filan. Hiç değilse Fanatiğin iki gündür dayatması bu şekilde, tabi ki birkaç kör göz taraftar da hemen sahiplenmiş olayı. "Emreyi aldık sıra Arda da" şeklindeki çakma dayatmanın gerçekleşebileceğini umuyor olabilirler. Kredi kartı reklamı vardı tekrar bir hatırlatmak lazım.

Mehmet Topuz 9 milyon Euro
Özer Hurmacı 5 milyon Euro

taraftar ruhuna sahip bir oyuncuya sahip olmak ise paha biçilemez. Olmayan oyunculardan, olamayacakları karakterler yaratma çabasına devam. Belki tutar bir tanesi birgün.

The Majesty



Keşke hiç bırakmasaydı yahu.

NBA'de takaslar

NBA'de nefis takaslar yaşanıyor, ev taşıma hadisesi yüzünden net ortamına şu sıralar fazlaca giremesek de yine de değinmeden geçmek olmaz.

Geçen sezonlarda yaşanan Pau Gasol'un Lakers'a neredeyse bedavaya verilmesi, bu senede Spurs cephesinde yaşandı. (Tamam, Gasol kadar beleş değil ama yakın). Spurs bu sezon neredeyse oynatmayacağı Kurt Thomas, Bowen ve Oberto'yu Bucks'a vererek karşılığında Jefferson'ı kadrolarına kattılar. Verdikleri adamlar 38,36 ve 34 yaşında ve karşılığında 29 yaşında bir RJeff iyi bir takastır.Pek fazla sakatlık problemi yaşamayan ve NBA'deki kalburüstü skorer oyunculardan biri olan RJeff Spurs'un önceki sezonlarda fazlaca eksikliğini yaşadığı ekstra sayı katkısını bu oyuncudan fazlasıyla elde edebilecek. Geçen sezon Bucks'ta ne organizasyonla ne seyirciyle kanı uyuşmadı. Spurs onun açısından da gerçekten çok farklı olacak.

Bucks açısından da neden sadece ekonomik malum olduğu üzere. Free-Agent piyasasında aktif bir rol kapabilmek adına RJeff'in kontratından kurtulup, üstüne Bowen'ı da salıverirlerse oldukça rahatlayacaklar. Ayrıca Oberto'yu da Amir Johnson karşılığında Pistons'a verdiler. Muhtemelen onlar da oyuncuyu bırakacaklardır. Free Agent piyasası böyle olunca tabi ki ekonomik hamleler matematik denkleminde devam edecek.


Geçen sezonun ortasında konuşulmaya başlanan takas söylentisi nihayet gerçek oldu ve LeBron'un senelerdir istediği kalın bir uzun nihayet Cleveland'da. Shaq'a karşılık Cleveland Big Ben Wallace ve Sasha Pavlovic'i Suns'a yolladı, ayrıca drafttaki 46.sıra hakkını da Suns'a teslim etti. Takımlar açısından bakacak olursak bu takastan Cleveland'ın fazlasıyla karlı çıktığı zaten ortada. Yaşı biraz geçkin de olsa dinlendirilerek kullanılacak bir Shaq hala NBA'in en dominant pivotu konumunda. Sezon içi maçlarda zaten Cleveland'ın Shaq'a çok ihtiyaç duymayacağını varsayarsak Play-off'larda asıl amaç için sahada olacaktır şüphesiz. Bundan sonra yapılacak en önemli şey katkı verebilecek iki isimle benchi güçlendirmek. Bunu da gerçekleştirebilirlerse sezonun en güçlü şampiyon adayı Cleveland olacaktır. Shaq'ın 20 milyon dolarlık kontratını karşılama isteği Cleveland organizasyonunun hem LeBron'u tutma isteği, hem de şampiyonluk yaşama ihtimalini yükseltmek adına cesur ve olumlu bir hareket.

Phoneix açısından ise açıkcası durum pek de iç açıcı değil. Steve Kerr basketboldaki isabetli şutlarını maalesef yöneticiyken sergileyemiyor. Yani şu takasa bakınca sadece Pavlovic'ten elde edilebilecek olası bir 3.5 milyon dolarlık bir kar var ekonomik olarak. 2010'da Ben Wallace'ın da Shaq'ın da kontratı bitiyor zaten. Anlam vermek güç. Takım sahiplerine Kerr'ü acilen takas etmeleri konusunda fikir vermek lazım. Yazık oluyor Suns'a

Bir diğer önemli takas haberi ise Wolves ve Wizards arasında gerçekleşti. Wolves Mike Miller ve Randy Foye karşılığında Wizards'tan Darius Songaila, Etan Thomas ve Olksiy Pecherov'u kadrosuna katarken, ayrıca draft'taki 5.sırasını da aldı. Wolves açısından oldukça faydalı bir hamle olarak düşünüyorum ben, özellikle yeni yapılanmalarında draft'tan elde edecekleri yetenekli bir guard'la takım çehresini oldukça değiştirebilirler. Zaten yetenekli bir uzun kadrosuna yaptıkları bu ekler oldukça iyi. Bir de şutör guard bulurlarsa Wolves açısından işler çok keyifli olacaktır.

Wizards açısından bakacak olursak draft'ta eksik alanlarına adam bulmaları zor. Aldıkları Miller ve Foye'la hem üçlük konusunda korkulacak bir takım oldular, hem de Butler, Jamison ve Arenas'ın üzerine yıkılan skor yükünü biraz daha paylaştıracaklar. Tek sorun Foye ve Arenas'ın sakatlık risklerinin yüksek olması. Yahoo Fantasy'de neredeyse bir sezon ha döndü ha dönecek diye Foye'u beklediğimi hatırlarım da bunun reelde gerçekleşmesi Wizards'ı oldukça üzebilir.

Bu büyük takaslar dışında Jamal Crawford artık Atlantalı. Karşılığında Speedy Claxton ve Acie Law Golden State Warriors'a geçti.

Portland Trail Blazers ise Omri Casspi'yi Sacremento Kings'in elinden kapabilmek adına Dallas Mavericks'e 22.sıra seçimi karşılığında 24. sıra ve 56. sıra draft hakkını verdi. Dallas ayrıca Blazers'dan, 2010 draftı 2. tur seçim hakkınıda aldı. Ne Casspi'ymiş yahu ?

Şimdilik gelişmeler böyle. Bu gece de Draft yapılacak ve Griffin, Thabeet, Harden ve Rubio'yu kimler kapacak bakalım.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Umut Vakfı - Milliyet elele hep beraber göreve


Arda Turan D&G'nin yaz kreasyonundan bir tshirt giydiğinde ülkece başlatılan "uuu ne ayıp" kampanyalarında başı çeken Umut vakfı nezdinde Dr. Esengül Ayyıldız'dan ve boş işlerin gazetesi Milliyet'i Ronaldo'yu da kınamaları için göreve çağırıyorum. Bu ülkedeki gençlere kötü örnek olmak o kadar kolay değil, yedirmezler bu ülke gençliğini sana Cristiano.

Kendilerinin Arda'ya yaptıkları gibi Ronaldo'yada üzerinde silah bulunan bir t-shirt yerine, iki insanın öpüştüğü bir t-shirti giymesi için öneride bulunmalarınıda önemle rica ederim.

T-shirt'ün fiyatını da merak edenlere söyleyelim 105 dolar.

23 Haziran 2009 Salı

Tobol ??


Resim güzel bloglarımızdan Ultras Movement'tan alınma. Şu öndeki bıyıklı amcaya takıldım o yüzden taşıdım buraya, adam bizim Hilmi amca yahu bildiğin, sanırsın Malkara -Lüleburgaz maçı var maçı izlemeye gidiyor. Otobüste, tiplerde trakyalı gibi zaten. Gelsin Samiyen'e gerekirse yerimi veririm, altına minder koyar misafirperverlik gösteririm.
Saygılar Hilmi amca.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Ceza mı ödül mü ?


Efes Pilsen- Fenerbahçe Ülker maçından sonra çıkan olayların faturası kesilmiş. F.Bahçe Ülker 5 maç seyircisiz ve 40 bin TL, Murat Özaydınlı ise 30 gün hak mahrumiyeti ve 4 bin TL. Sahaya girip sporculara saldırmanın, soyunma odalarına kadar kovalayıp oralarda tartaklamanın, bilimum pet şişe vs nin sahaya yağmasının, yöneticinin televizyon ekranında Turgay efendi akıllı olsun demesinin cezası sadece buymuş. Ceza deniyor ama aslında ödül niyetinedir bu çıkan karar.

Açıklaması şudur; "Bizim çapımız hakkaniyete yetmedi. Kamuoyunu da kandırmak adına etliye sütlüye karışmayacak bir karar çıkarttık. Elimizden gelen bu kusura bakmayın."

Aç bir bira Turgay bey, bu kararın üzerine iyi gider.

Galatasaray Sezonu Açtı

Galatasaray Futbol Takımı bugün itibariyle sezonu açtı. Rijkaard ve ekibi futbolcularla ilk kez bir araya gelip, antreman üstlerini sırtlarına geçirdiler. Problem çocuk Lincoln her zaman olduğu gibi yine gelmeyerek çoğu insanı şaşırtmadı. Gönderilmesini merakla bekleyenlerdenim. Adam akıllı bir talibi çıktığı an, yol verilsin gittiği yeni takımında yapsın kaprislerini. Bu kadar sevildiği başka bir yer bulması imkansız ama bu sevgiyi hep problemlerinin çözümünü konuşmak hakkında harcattı.

Sezonu açtığımız ilk gün H.Üstünel bir transferi daha bitirmiş. Gökhan Zan artık Galatasaray'lı. Bedelsiz gelmesi bir avantaj tabi. Mutlaka yabancı bir stoper alınacaktır takıma. Zan'ın gelmesi hem yerli-tecrübeli oluşu nedeniyle olumlu karşılanabilir. Onun haricinde hiç beğenmediğim bir savunma oyuncusudur, camdan yapılmış olması ise bir diğer eksisi. Zaten sakatlıkların yanı sıra sağlık ekibiyle boğuşan takıma yeni bir isim daha kattık. Transferinin çok fazla tepki almamasının sebebi Servet'in gelişinde gösterilen tepkilerin daha sonra ters tepmesidir, bir Servet performansı gösterebileceğine inanılması. Ferdi Elmas'ın da sözleşmesi fesh edilmiş karşılıklı. Zaten 1-2 kupa maçı hariç oynamamıştı, neden geldiğini anlamamıştım transfer edildiği zaman. Avrupa Ligi ön elemesinde rakibimizde belli oldu. İsimini ilk kez duyduğumuz bir takımla oynayacağız, hazırlık maçı havasında. Rakibimiz Kazakistan temsilcisi Tobol oldu. Bir sürpriz falan beklemiyoruz doğal olarak. Sezon açıldı, maçlar başlasın artık.

Bende 5 günlük bir tatile çıkıyorum sezonun açılmasıyla beraber, buralar Nuri abiye(chackie) ye emanet :)

Muhtemel rakipler


Uefa kupası 2.ön eleme turundan (yazması bile can sıkıcı valla) başlayacak olan Galatasaray'ın kura çekimi bugün yapılacak. Muhtemel rakipler ise şöyle;
.
Suduva Marijampole Litvanya
FBK Kaunas Litvanya
Metalurgs Liepaja Letonya
Skonto Riga Letonya
Naftan Novopolotsk Belarus
Slavija Sarajevo Bosna-Hersek
FK Sarajevo Bosna-Hersek
Újpest TE Macaristan
Dacia Kişinev Moldova
Iskra-Stal Ribnita Moldova
KR Reykjavik İzlanda
FC Vaduz Liechtenstein
Milano Kumanovo MakedonyaKarabağ
Agdam Azerbaycan
Flora Tallinn Estonya
KS Flamurtari Vlorë Arnavutluk
Tobol Kustanai Kazakistan
Gandzasar Kapan Ermenistan
Bangor City Galler
Crusaders Belfast Kuzey İrlanda
HB Torshavn Faroe Adaları
Differdange 03 Lüksemburg
OFK Petrovac Karadağ
Santa Coloma Andorra
Sliema Wanderers Malta
Juvenes Dogana San Marino
.
Bu takımların değerlendirmelerini falan bırakın, aşağılamak maksadıyla falan söylemiyorum ama, kim olduklarına dair bile fikrim yok. İlk maçlar 16 Temmuz, ikinci maçlar ise 23 Temmuz da oynanacak.

21 Haziran 2009 Pazar

Mezuniyet


Resim Marmara Üniversitesi 2008-2009 yılı mezunlarının töreninden. Neşe dolu bir gün geçirmiş yeni mezun arkadaşlar. Günün sonunda üniversite rektörü oldukça manidar bir konuşma yaptı. Kendilerinin de bilmediği bir sebepten dolayı Fenerbahçe yönetimi tarafından Şükrü Saraçoğlu'nun kullanımına izin verilmemiş. Marmara üniversitesinin çalışan ve öğrencilerinin %70-80'inin karşıda ikamet eden kişiler olduğunu düşünürsek bu siteme hak vermemek elde değil. Bırak da insanlar neşe içinde, eziyet çekmeden hayatlarının en güzel, en hatırlanacak günlerinden birini trafik işkencesi, geri dönmek sıkıntısı yaşamadan stadında kutlayıversin. Neden böyle birşey yapılmış anlamıyorum gerçekten.

Neyse resim de çok güzel olmuş. Tüm mezunlara iş hayatında başarılar dilerim. İşleri zor olacak.

Konyalı Portlandlılar

İçimizdeki hain Can yada namı diğer Sabonis, sadece NBA üzerine yazı yazmak adına yepyeni bir blog açtı. Adını da vakti zamanında NBA Stüdyo'da yollanan bir protesto mailinden almış ki seyredenler falan bilir, ufak çaplı bir beyin sarsıntısı yaratan bir konudur. Hoş da olmuş. Uzun soluklu keyifli bir blog olması temennimiz. NBA konusunda ciddi anlamda bilgi sahibi ve keyifli yazıları vardır ve takip edilesidir. Bizi ufaktan satışa getirip, burayı çokça boşlayıp yazmasa da (hani verdiğin sözler, hani yazıların nerde :o) yeni bloguna elbette destek vereceğiz. Şu güzel resmi de şu konuda harcadım ya sevildiğini bil Can efendi. Şaka bir yana umarım güzel işlere imza atarsın.

Kendisinin bloguna şurdan ulaşabilirsiniz.