25 Nisan 2009 Cumartesi

#61#


NCAA'de oynarken geleceğin büyük şutörlerinden biri olacağına kesin gözle bakılan Chris Lofton'un yolu ülkemize düştüğünde şaşırmıştık biraz, ama çok da üzerinde durmamıştık. Bu hafta içinde basketbol federasyonunun kendisini Türk yapma girişiminde artık harekete geçeceğini öğrenmişti. Asıl ihtiyacımız bir tane daha 2 numara mı o tartışılırda, bu performansla federasyonun bu hamlesi pek tartışma yaşatmayacak gibi. Lofton önce Fenerbahçe Ülker'e 47 sayı atıp adından fazlasıyla söz ettirmişti, ama bugün kendini de aştı. Casa Ted Kolejliler maçında 21/28 toplam ve 17/22 üç sayı isabetiyle, rakip potaya tam 61 sayı bıraktı.

17/22 nedir ya Centerda oynayanlar yapamıyor bu yüzdeyi. Ohannes diyerek saygılarımı sunuyorum.

NBA Citizenship

Dünkü playoff mücadelesi öncesinde her sene efendice çıkıp topunu oynamış, takımına katkıda bulunmuş, NBA Care's çerçevesinde faydalı işler yapan oyunculara verilen J. Walter Kennedy Citizenship Ödülü bu sene Dikembe Mutombo'nun oldu. Mutombo bu ödülü ikinci kez kazandı, ilk ödülü 2000-01 sezonunda Philadelphia forması giyerken layık görülmüştü. Daha çok onore edilmek için verilen bu ödüle geçen maçta sakatlanarak kariyerine veda eden Mutombo'dan uygunu sanırım bulunamazdı.

Yılın 6. Adamı


Dallas'ın başarılı guard'ı Jason Terry bu sezonun en iyi 6.oyuncusu seçildi. Oynadığı 74 maçın 63.ünde oyuna sonradan giren oyuncu 19.6 sayı, 2.4 ribaunt ve 3.4 asist ortalamaları tutturdu. Toplam 605 puanın 576'sını alan 31 yaşındaki Terry, spor yazarları ve yayıncılar tarafından da 121 ilk sıra oyunun 111'ini aldı. Bu sene Ginobili'nin sakatlıklarla boğuşmasıyla zaten bu alanda rakipsizdi. İkinci sırayı Denver Nuggets'dan J.R Smith üçüncü sırayı da Knicks'den Nate Robinson elde etti. Terry bu ödülü alan 3. Dallas Mavericks oyuncusu oldu. 2003-2004 sezonunda Antawn Jamison ve 1987-88 sezonunda Roy Tarpley bu ödülü kazanmışlardı.

24 Nisan 2009 Cuma

10 Maç


Futbol federasyonu'na bağlı rekabet komitesi Real Madrid'li Pepe'ye oynadıkları Getafe maçında Casquero'yu tekmelemesi ve Albin'e yumruk atmasından dolayı 10 maç ceza verdi. Real Madrid tarihinde bu büyüklükte bir ceza yok. Pepe için klüp karara itiraz edecekmiş. Bence çok gereksiz bir hamle olur. Bu kadar antipati toplayan bir hareketi önce teknik direktör Ramos " bilmeden yapmıştır, Casquero tam tekmesinin önünde duruyordu" mealiyle açıklamaya çalıştı. Şimdi de klübünün bu hamlesi geldi.

Hamdolsun

Kur masayı Madam Despina
Kirli beyaz muşamba örtüleri ser
Çek sediri asmanın altına
Yanında bir ince Müzeyyen abla
.
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Taze mi bitti topik
Canın sağolsun
Amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Altınbaş kadehe yağ gibi dolsun

İstanbul Hatırası

Yerseniz

Real Madrid'in defans oyuncusu Pepe, Marca gazetesine yaptığı açıklamada hayatının en kötü günlerini geçirdiğini belirterek, "Olay anının görüntülerini tekrar izledim ve kendimi tanıyamadım. Bir anlık kontrolümü kaybetmişim ve çıldırmışım. Fakat ben öyle biri değilim. Futbola tekrar dönme arzum yok. Şu an yaşadıklarım benim için en kötü ceza. Tekrar futbola dönme şansım olmadığını görürsem, başka bir şey yapmayı düşünürüm" ifadesini kullandı.
Her gün bir avuç fındık iyi gelir, tabi yerseniz diye sloganı olan bir reklam vardı. Pepe'nin açıklamaları da biraz bu tatta olmuş. Vicdanen kendini suçlu hissettiğini, gerekirse futbolu bile bırakabileceğini söylemiş Pepe. Tabi bunun altında Marca'nın oyuncu üzerinde oluşan kamuoyu baskısını hafifletme çabası, verilecek cezanın olması gerekenden bu pişmanlık dolayısıyla daha düşük çıkması, tepkilerin önüne şimdiden geçme kaygısı gibi şeyler arayıp böyle düşünmeyin. Hergün bir avuç fındık gibi bu açıklama da yersen iyi gelir.

Roy Keane

Gecikmiş de olsak atlamayalım. Futbolunu en çok sevdiğimiz oyuncuların başında gelen Keano artık Ipswich Town'ın başında. Daha önce Championship'te başarılı sonuçlar alan Roy Keane, Sunderland macerasının ardından gene zorlu bir mücadeleye girecek. Sunderland kariyeri başlangıcı iyi, bitişi kötü olsa da Championship'te hedeflenen başarıyı elde edeceğine inanıyorum.

Ipswich Town küçük bir birleşmiş milletler klübü gibi, kadrosunda ispanyol, kanadalı, arjantinli, hollandalı, makedon oyuncular falan var. Hatta Dos Santos da eklendi bu güruha. Önceki teknik direktör klübün eski oyuncusu olan Magilton'dı, geçen sene hedefe çok az kala başaramasa da bu sene playoff'tan oldukça uzakta kalınca elbette yollar ayrıldı. Hedef elbette 1 yada 2 sene içerisinde Championship şampiyonluğu olacak. Umarım başarılı olur.

Haftasonu yayın akışı


24 Nisan Cuma

21.30 Hoffenheim - Hertha Berlin (KANAL 24)
21.30 O.Lyon - PSG (KANAL A)

25 Nisan Cumartesi

16.15 Sivasspor - Trabzonspor (LİG TV)
16.30 Bayern Munih - Schalke 04 (KANAL 24)
17.00 Hull City - Liverpool (SPORMAX)
18.00 Karabük - Adanaspor (D SPOR)
19.20 Birmingham - Preston (FUTBOL SMART)
19.30 Man. United - Tottenham (SPORMAX)
20.00 Fenerbahçe - Ankaragücü (LİG TV)
21.30 Fiorentina - Roma (NTVSPOR)
21.45 Heracles - PSV (FUTBOL SMART)
22.30 S.Lizbon - Amadora
23.00 Valencia - Barcelona (NTV)

26 Nisan Pazar

15.30 Ajax - AZ Alkmaar (FUTBOL SMART)
15.30 Arsenal - Middlesbrough (SPORMAX)
15.30 Boluspor - Giresunspor (D SPOR)
16.00 Milan - Palermo (NTVSPOR)
16.15 Eskişehirspor - Beşiktaş (LİG TV)
18.00 Blackburn - Wigan (SPORMAX)
18.00 Diyarbakırspor - Kasımpaşa (D SPOR)
18.00 Toulouse - Lorient (KANAL A)
20.00 Galatasaray - Ankaraspor (LİG TV)
20.00 Sevilla - Real Madrid (NTV)
21.15 Porto - Vitoria Setubal (SPORMAX)
21.30 Napoli - Inter (NTVSPOR)
22.00 Lille - Marsilya (KANAL A)
.
27 Nisan Pazartesi
.
21.45 Norwich City - Reading (FUTBOL SMART)
22.00 Newcastle - Portsmouth (SPORMAX)

23 Nisan 2009 Perşembe

Güle güle Afrika aslanı


Bu tatsız oldu.. "Mr.finger" lakaplı, kısa ismiyle Dikembe Mutombo, playoff'ta Trail Blazers'la yaptıkları maçta dizinden sakatlanarak kariyerine nokta koydu. Georgetown üniversitesinde geçtiğimiz günlerde kariyerine nokta koyan Alonzo Mourning'le birlikte başlayan Mutombo NBA'de 18 yıl boyunca mücadele etti. NBA tarihinin blok sıralamasında ikinci oyuncusu olma başarısını gösterdi. Geçen sene Denver maçında aldığı 22 ribaundla bir maçta en çok ribaund en yaşlı oyuncu oldu. Kendisi ile ilgili Afrika'da tam yaşında kayıt edilmediği için yaşının daha da büyük olduğu konuşulurdu ( ki ben de buna inananlardanım) bu yaşta hala NBA playoff larında blok kovalamak, ribaund yapmak cesaret ve özveri işidir. 10 Nisan'da yaptığı Golden State maçında ilk beş çıkıp da 10 sayı 15 ribaund ve 4 blokluk bir performans sergilemiştir ki bu adam "resmi" olarak 42 yaşını bitirmek üzere.


Tabi kendisine olan sevgim hem bu özverisi, hem de birçok oyuncunun hiç cesaret etmediği şeyleri yapmasıdır. Demokratik Kongo Cumhuriyetinde (AIDS vakasının en çok yaşandığı yer) sağlık ve eğitim sorunlarına çözüm bulmak amacıyla destekçilerinin Kofi Annan, Bill Clinton, Bono, George Bush, Al Gore gibi isimlerin olduğu Dikembe Mutombo Vakfını 1997'de kurdu, Kongo'ya gidip oradaki insanlara direk olarak yardım etmiştir. Geçen sene kazandığı tüm parayı da eğitim yapılanması için kullanması da cabası. Hala annesinin adına açılan hastane yoğun bir şekilde Aids mağdurlarına yardım için çalışmalarını sürdürüyor.

1,196 maç, 9.8 sayı, 10.3 ribaund ve 2.7 blok ortalamalarıyla biten bir kariyer, gerçekten göz kamaştırıcı. Tribünler ve biz onun o Finger Wag'ini çok özleyeceğiz.

Where Will Amazing Happen This Year?

Dikembe Mutombo

Sevdiğim tüm oyuncular yavaş yavaş kariyerlerini sonlandırıyorlar. Yaşlandığımı hissetmek şu anda içinde olduğum hissiyat olsa gerek.

22 Nisan 2009 Çarşamba

Yılın çaylağı

Normal sezon sonu ödülleri yavaş yavaş sahiplerini buluyor. Yılın savunmacısı ve koçundan sonra, yılın çaylağı ödülü de açıklandı. Yine beklenildiği üzere Chicago Bulls'un 1/250 şansla ilk sırayı alarak seçtiği Derrick Rose bu ödülün sahibi oldu. Rose, Michael Jordan ve Elton Brand'den sonra Bulls formasıyla bu ödülü kazanan üçüncü isim oldu. Çaylak oyuncu ilk sezonunda tutturduğu 16.8 lik sayı ve 6.3'lük assist ortalamasıyla şehire yeniden heyecan gelmesinde başrol oynadı. Normal sezondan sonraki playoff ilk maçında ise Boston'a karşı muazzam bir oyun ortaya koydu ve oynadığı ilk playoff maçında 36 sayı üreterek (Boston gibi savunma yapan bir rakibe karşı?) Kareem Abdul-Jabbar'la beraber ilk playoff maçında en çok sayı üreten oyuncu ünvanını paylaştı.


Chicago yöneticileri lottery'deki kuraların çekiminde pay sahibi olan herkes için dua ediyor olmalı. Gerçekten çok büyük bir şansla inanılmaz bir yeteneği kadrolarına kattılar.

Yılın koçu



Bir beklenen gelişme de bu kategoride yaşandı. Cleveland Cavaliers'in koçu Mike Brown NBA'de yılın koçu ödülüne layık görüldü. Brown, toplam 122 spor yazarı ve yayıncının oy verdiği oylamada 355 puan aldı, Houston'ın koçu Rick Adelman 151, Orlando'dan Stan van Gundy 150 ve Portland'dan Nate McMillan ise 127 puan alabildi.

Cleveland geçen sene 45 galibiyetle sezonu tamamlarken, bu sene bu sayıyı 66'ya çıkararak lig lideri olarak normal sezonu tamamlamıştı. Bunda tabi ki Mike Brown'ın katkısı yadsınamaz, ama takımın en büyük eksiği skorer bir oyun kurucu olarak Mo Williams'ın transferi sonrasında bu sezonki yükseliş zaten beklenen birşeydi. Bu ödül biraz en çok galibiyet alan takımın koçuna verilen bir ödül haline gelmeye başlasa da, Mike Brown'ın Cleveland'ı LeBron'un takımı halinden çıkardığı, süperstarını önce takım oyuncusu haline getirdiği ve uygulattığı stratejiyle Cleveland'ı NBA'deki en iyi savunma yapan takımı haline getirdiği için tebrik edip ödülü hakettiğini söylemek lazım.

Yılın savunmacısı

Beklenen oldu ve Dwight Howard yılın savunmacısı ödülüne layık görüldü. Normal sezonu ribaund (13.8) ve blok (2.9) kralı olarak tamamlayarak zaten bu ünvanı fazlasıyla haketmişti. Tarihte bunu başaran en genç oyuncu olarak yerini alan Howard aynı zamanda NBA'de hem blok hem ribaund kralı olan 5.isim.


Ayrıca komik bir insan da kendisi, ödül sonrası yaptığı açıklama aşağıda;

"Bu ödülü kazanan en genç oyuncu olmak benim için büyük bir onur. Koç Stan Van Gundy'nin üzerimde emeği büyük. Ancak savunma bir takım işidir. Jameer Nelson, Hidayet Türkoğlu ve Rashard Lewis başta olmak üzere diğer tüm takım arkadaşlarıma rakiplerin onları geçmesine izin verip bana blok yapma şansı doğurdukları için teşekkür ediyorum.''

Sevinç


Dün Casquero'nun kötü bir Panenka denemesi vardı. Kalede Casillas gibi bir kaleci varken daha doğru dürüst bir atış gelmeliydi. Ardından Real'in kaybolmak üzere olan umutlarını geri getiren maçı koparan adamdı Hiquain, şık ve düzgün vurdu varyeteye girmeden, öyle artislik yaparsan böyle olur dercesine. Gözleri dolu dolu sevinci görülmeye değerdi.

4-4

Klişe bir başlık belki ama şunu artık kabul etmek lazım ki Premier League'in dört büyüklerinin arasındaki maçlar gerçekten her yönüyle mükemmel oluyor. Liverpool Chelsea'den sonra ikinci büyük maçını da 4'er gol atarak ama aynı zamanda 4'er gol yiyerek tamamladı. Bunca atılan gol, oynanan süper oyun ve elde hedeflerden geriye kalan kocaman bir hiç. Rafael Benitez ufak çaplı bir ispanyol dayanışmasından vazgeçmezse, vazgeçemediği oyuncuların yaptıkları hatalarla kendi başına çorap örmeye devam edecek. Arsenal bu sonuçla yenilmezlik serisini 19'a çıkardı. Arsene Wenger'in çocukları biraz daha olgunlaşıyor sanırım artık. Şu bir gerçek ki ilerleyen günlerde Nasri, Fabregas ve Arshavin'i bir arada izlemek keyifli olacak.
Maç klasik olarak Liverpool'un evinde oynadığı her maçta olduğu gibi atak üstüne ataklarla başladı. İlk 15 dakikada Fabianski 3 net golü önleyerek hem Arsenal'in direncini katladı, hemde Liverpool'un az da olsa oyundan düşmesini sağladı. İlk yarının sonlarına doğru Nasri ve Fabregas'ın ortaklığından Arshavin'e gelen top şık bir vuruşla ağlarla buluşunca Arsenal'in ilk ciddi atağı golle sonuçlandı. İkinci yarı başlayınca gördük ki Benitez yaptığı taktik değişikliklerle maçı geri alma uğraşındaydı. Arbeloa'nın kontrol ettiği alanlara Kuyt ve Torres de girince o bölge Liverpool için ciddi bir maden oldu. Maçta goller de aslında enteresandı, ilahi bir kuvvet böyle bir maça bol gol yaraşır demiş olacak ki savunmalardan hiç beklenmedik hatalar ardı ardına geliverdi. Önce Arsenal savunması iki kere topu sektirdi, top Kuyt'ın önünde kalıverdi, güzel bir ortayla Torres durumu eşitledi. Sonra yine bir seken top gene orta ve dokunan Benayoun'la Liverpool bir anda sokr avantajı sağlamış oldu. Arsenal'in az da olsa baskı kurduğu bir dakikada Arbeloa'nın kaptırdığı top ve Arshavin'in enfes şutu, hemen ardından da Aurelio'nun gelişigüzel vuruşunda gene Arshavin'in önüne gelen top ve gene güzel bir şut. Bu maç gösterdi ki böylesine üst düzey bir maçta en ufak bir hatanın bedeli bile çok pahalıya maloluyor. Uzatma dakikalarında bile pozisyon bulabilen takımlardan biri eğer bu maçı kaybetseydi, haksız bir skor olacaktı. Sanıyorum ilahi adalet burada devreye girdi.
İki büyük hoca. Tabi ki benim Arsene Wenger'e olan sevgim çok daha fazla, ama dün bir antrenörün oyuna nasıl etki edebileceğini, özellikle ikinci yarıda çok fazlasıyla gösterdiler. Benitez Arbeloa'nın alanına Kuyt, Torres ve zaman zaman Benayoun'u da götürerek rakibinin sol tarafını ciddi olarak dağıttı. Bunda tabi Premier League temposuna ayak uydurmakta güçlük çeken Arshavin'in biraz yalandan yardım çabasının da payı var. Bu hamle skora da yansıdı ve Liverpool o kanattan gelen ataklarla skor avantajı sağladı. Arsene Wenger ise buna karşılık sağa Walcott'u koyup Nasri'nin de yerini değiştirerek bir hamle yaptı. Bu hamle karşılığında sondaki galibiyet golüne imza attırdı. Wenger'in bebekleri yavaş yavaş büyüyor. Şu takımda bizdeki "abi" sıfatına uygun bir isim, yada Roy Keane gibi bir isim olmuş olsa Arsenal'in yeri çok daha farklı olurdu ya neyse.

Sayılı gün içinde iki büyük hedeften koptu Liverpool. Önce Chelsea onları en iddialı oldukları, turnuva takımı hüviyetinin en çok iş yaptığı yer olan CL'den eledi. Sonrasında ise belki de Liverpool taraftarının en çok istediği şey olan Premier League şampiyonluğu ise artık çok zora girdi. United'ın iki maçı eksik ve Liverpool onlardan sadece +5 averaj önde, ve geriden Chelsea geliyor. Benitez, Alex Ferguson'a karşı devamlı demeç verip "artık tehlikedeler", "bundan sonra onlar düşünsün" gibi şeylerle, rakibini strese sokup, yavaşlatmayı düşünüyordu ama işler umduğu gibi gitmedi. Rüya aleminden gerçeklere kısa bir süre içinde çok sert bir düşüş yaşadı Benitez. Artık United bir Premier League şampiyonluğu kazanmaya çok yakın.