22 Nisan 2009 Çarşamba

Kasaplık & Takımı Yalnız Bırakmak


Pozisyon icabı kırmızı kart görmenin alakası yoktur tabi başlıkta dediğimiz yanlız bırakma olayıyla. Fakat Pepe'nin Getafe maçında yaptığı hareketlerin en ufak bir özürü yok. El Clasico'da nasıl oynamam diye uzun uzun düşünüp bunu Getafe maçında uyguladı Pepe. Salladığı 2.tekmenin Casquero'ya gelmemesi ciddi anlamda büyük şans. Daha sonra gazını alamayıp Albin'e bir yumruk yapıştırıyor. Hiç istenmeyecek görüntüler çıkabilirdi ortaya 2.tekme isabet etseydi. Kazanma hırsı vs. bir yere kadar tüm sempatimi götüren hareketler zincirine imza attı Pepe. Materezzi bile izleyip ben bile cesaret edemedim bu kadar açık açık bu hareketleri yapmaya demiştir.

Kalede Casillas-Buffon gibi adamlar varken Panenka penaltısı atmak Zidane değilseniz büyük cesaret tabi kolay olmuyor o iş. Bu arada sezonun teknik adamı Juande Ramos'tur İspanya'da. Barca mağlubiyeti hariç mağlubiyeti yok takımın başına geldiğinden beri. O dağılmış takıma kazanma alışkanlığı kazandırmak kolay, küçümsenecek bir iş değil. Perez'e ciddi bir işaret gönderiyor Juande. Zaten hafta içi Casillas'tan da güvenoyunu aldı, yola Juande ile devam edilmeli dedi Casillas.

20 Nisan 2009 Pazartesi

JM & Dunga

Brezilya teknik direktörü Dunga, Inter antremanını ziyaret etmiş. Figo ve Ibra ile bayağı samimi görüntüler vermiş.

Cannavaro Juve'ye ?

Sezon sonu Real Madrid'le sözleşmesi sona erecek Cannavaro'nun İtalya'ya geri döneceği tahmin ediliyordu. Gideceği takımın ise futbola başladığı Napoli olduğu tahmin ediliyordu hep. Bugün çıkan haberler ise Cannavaro'nun İtalya'ya döneceğini doğruluyor ama anlaştğı takımın Juventus olduğu. 1 senesi opsiyonlu 2 senelik bir sözleşme imzalanacakmış. Juventus'un küme düşürüldüğü sezon Zlatan,Emerson,Vieria gibi isimlerle beraber takımdan ayrılanlar kervanındaydı Cannavaro'da.

28 # Semih Kaya


Bugün oynanan sıkıcı maçın Galatasaray adına en dikkat çekici tarafıydı Semih Kaya. Tanınan, bilinen bir isimdi aslında zaten Semih. Hakkında Avrupa'dan talipler var diye haberler çıkmış, Adnan Polat tarafından Servet giderse Semih oynar dediği biri isimdi. Hamburg maçları öncesi Meira'nın satılmasıyla daha 90 dakika bile oynamadan adı sürekli geçmeye başladı. Fakat Kaptan'ın tercihi doğrultusunda Hamburg maçlarında forma şansı bulamamıştı. Bende o zamanlar ilk 11'de oynamasını çok istemiştim, işin biraz duygusal yönü ağır basınca.

Bugün ilk kez Galatasaray formasını bir lig maçında sırtına geçirdi. Karşısında oynayan rakipleri ise İ.Akın ve Bebbe'ydi. İlk maçında herkesten geçer notu aldı genç oyuncu. Maç boyunca en ufak bir hatası olmadı, ikili mücadelelerde yıkılmadı hiç. Tek eksik yönü 1-2 hava topunda erken zıplayarak zamanlama hatası yapması ve istediği yere doğru uzaklaştıramaması oldu. Aslında eksik bir yön bile sayılmaz bu. İlk maç heyecanı içerisinde olabilir. Emre Güngör'ün yine sakatlanması günün en kötü haberi oldu. Çok çekti bu sene sakatlıklardan E.Güngör. Semih'in 11'de yer bulacağına inanıyorum bundan sonra, Emre Aşık'ın dönüşüyle beraber Hakan'da sol tarafa kendi yerine geçebilir. Bu hafta alınan sonuçlar ise ligi önümüzdeki haftalarda ilginç bir hale sokar,gidiş hat o yönde.

18 Nisan 2009 Cumartesi

Looking for Eric


Ken Loach'ın yeni filmi yakında Cannes'da gösterime girecek. Eğer Cantona'yı seviyor, ingiliz yönetmenlerin bana göre en görkemlisi Ken Loach'ı da beğeniyorsanız bu film hayatınızda kesinlikle silinemez bir yer edinecek. Bizim buralara ne zaman uğrar bilinmez ama haziran ayı içinde hiç değilse bir kaç iyi salon da gösterime girse keşke.

Trailer

17 Nisan 2009 Cuma

Marcelo'nun Tahminleri

As, Marcelo'nun eline fikstürü vermiş- doldur bakalım demişler. Tabi doğal olarak Marcelo şampiyon olarak Real'i göstermiş. Real'in kalan haftalarda puan kaybedeceği tek takım olarak Sevilla'yı göstermiş, beraberlik işaretleyerek. Barca'nın da Valencia ve Sevilla ile berabere kalacağını, Real'e yenileceğini ve son haftada Riazor'da Deportivo'ya 3 puan kaybedeceğini işaretlemiş. 91 puanla şampiyon olan taraf Real, Barca ise 89'da kalacak bu duruma göre. Biraz zorlamış gibi Marcelo şansını ama belli olmaz bakarız haklı çıkan taraf olur.

16 Nisan 2009 Perşembe

Cezalar


Galatasaray'a 1 maç seyircisiz 1 maç saha kapatma cezasi gelirken, Fenerbahçeli Lugano'ya 5, Semih ve kaleci Volkan Demirel'e 3'er maç ceza verildi. Yine Galatasaraylı futbolculardan Arda Turan'a 3, Emre Aşık ve Sabri'ye 2'şer maç ceza geldi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat da 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldı.

İşte PFDK'nın aldığı kararlar;

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 16.04.2009 tarih ve 69 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıda belirtilmiştir.

1- GALATASARAY A.Ş.'nin 12.04.2009 tarihinde oynanan GALATASARAY - FENERBAHÇE Turkcell Süper Lig futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat eylemi nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içerisinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 1 RESMİ MÜSABAKAYI KENDİ SAHASINDA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ve 80.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin taraftarlarının ve sporcularının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 1 MAÇ SAHA KAPAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Seyircisiz oynama cezasının öncelikle infaz edilmesine,

Aynı müsabakadan sonra, GALATASARAY A.Ş. Başkanı ADNAN POLAT'ın Federasyonun saygınlığını zedeleyici isnat ve eylemlerinden dolayı sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 45 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, GALATASARAY A.Ş. sporcusu ARDA TURAN'ın rakip takım oyuncusuna yönelik kural dışı hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, GALATASARAY A.Ş. sporcusu EMRE AŞIK'ın müsabakada görmüş olduğu kırmızı kartın ve cezai uygulamalarının kaldırılmasına ilişkin talebinin REDDİNE, anılan oyuncunun rakip takım oyuncusuna yönelik kural dışı hareketi nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, GALATASARAY A.Ş. sporcusu SABRİ SARIOĞLU'nun sportmenliğe aykırı hareketleri nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

2- FENERBAHÇE SPOR Kulübünün, 12.04.2009 tarihinde oynanan GALATASARAY - FENERBAHÇE Turkcell Süper Lig futbol müsabakasında akreditasyon kartı olmayan kişilerin soyunma odasında yer almasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 5.000.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, FENERBAHÇE SPOR Kulübünün, taraftarlarının ve sporcularının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 25.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, FENERBAHÇE SPOR Kulübünün, takım halinde sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle takdiren 10.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Cezaların içtimaı suretiyle FENERBAHÇE SPOR Kulübünün, neticeten ve takdiren 40.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, FENERBAHÇE SPOR Kulübü sporcusu DİEGO ALFREDO MORENO LUGANO'nun rakip takım oyuncusuna yönelik kural dışı hareketleri nedeniyle takdiren 5 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, FENERBAHÇE SPOR Kulübü sporcusu SEMİH ŞENTÜRK'ün rakip takım oyuncusuna yönelik kural dışı hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada, FENERBAHÇE SPOR Kulübü sporcusu VOLKAN DEMİREL'in, rakip takım taraftarlarına yönelik sportmenliğe aykırı hareketleri nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına

diye devam eder gider ... İbret olur umarım diyeceğim de hiç umudum yok.

15 Nisan 2009 Çarşamba

Hillsborough


İngiltere tarihinin Heysel'den sonraki en büyük faciasının üzerinden bugün tam 20 yıl geçti.

Video için;
Hillsborough Disaster

Bayern Münih 1-1 Barcelona


Maçın özeti bu iki arkadaş.
Biri turu geçemeyeceğini biliyor, diğeri bitse de gitsek tadında. Maç da öylece bitti gitti.
Keita'nın golündeki organizasyon okullarda ders niyetine gösterilir.

14 Nisan 2009 Salı

Bye bye Liverpool


Başlık bana ait değil, maçı seyreden herkes başlığı görünce direk neyi kastettiğimi anlayacaktır, onu değerlendirmeyi sona sakladım.

Son zamanlarda oynanan maçlar içinde tartışmasız en heyecanlı,en aksiyon dolu maçını izledik. Tek kelimeyle inanılmaz bir mücadele vardı sahada ve bir futbolsever olarak sahada olan her iki takıma da şükranlarımı sunuyorum. Haftasonu sözde dünya derbisinde oynanan oyunu gördükten sonra bu adamların işine saygısına bir kez daha hayran kaldım. İlk maç 1-3 sonuçlandıktan sonra ikinci maçta kontrollü bir oyun bekleyenler ilk yarım saat itibariyle donup kaldılar. İnanılmaz bir Liverpool vardı ve Chelsea sadece tutunmaya çalışıyordu ve skor da 2-0'dı. Rüzgar gibi geçen ilk yarının ardından Liverpool kendisine tur için yetecek skoru bulmaya bile birkaç kez yaklaştı fakat olmadı. İkinci yarı başlarken bu rüzgarla konuk takım turu alır gider diye düşünülürken bu sefer de tam tersi oldu. Chelsea Reina'nın ikramıyla 1-2'yi yakaladığında hem bir tarafta turu, bir tarafta da güvenini geri aldı. O dakikalardaki Pool'un paniklemesini iyi değerlendirip baskı kurdular. Drogba frikikte uyardı aldırmadılar, "1" dolarlık Alex skoru 2-2'ye muhteşem bir vuruşla taşıdı. Uğur Önver cehalet timsalisin.. Neyse bunu sonda yazacam .

Maçın son 15 dakikasına girilirken Lampard çok iyi araya girerek takımını öne geçirirken bir çok kişi tamam artık bu maç bitti diyordu. Ama gene beklenildiği gibi olmadı. Liverpool'a en azından 5-3'lük bir skor gerekiyordu ve bunu bulmaları için küçük çaplı bir mucize gerekiyordu. O da oldu, 81. dakikada Lucas'ın topu Essien'e çarpıp içeri girdiğinde berabere biter diyenler, iki dakika arayla bir kez daha heyecan fırtınasına kapıldılar. Kuyt defansın gafletinden yararlanıp skoru 4-3'e getirdiğinde bir gol Liverpool'a tekrar tur kapısını aralıyordu. İstanbul ruhu eğer bir gol daha gelseydi ciddi anlamda gerçeğe döner ve Liverpool gerçekten binbir gece masalları tadında bir son yaşardı ama Lampard bu gece benim dedi ve muazzam derecede şık bir gol attı.
Şu maçı seyrettiğim için şanslı hissediyorum kendimi, hele ki pazar günü yaşanan rezaletlerden sonra. Maçla ilgili tek üzüntüm ise Cech'in kalecilik vasıflarının gittikçe gerilemeye başladığının artık çok net belli olmasıydı. Geçirdiği tramvadan sonra kendini hiç toplamadığı gibi aksine son sürat geriye doğru gidiyor.


Tabi böyle bir maçta taktik savaşlarının konuşmaması beklenemezdi. İki usta antrenör takımlarını oyunda tutabilmek ve turu alabilmek uğruna çok iyi hamlelere imza attılar ve oyuna direk etki ettiler. İlk yarıdaki rüzgarı dindirmek adına Kalou'yu çıkartıp Anelka'yı alan Hiddink ne kadar isabetli karar verdiğini Anelka'nın direk assistiyle gösterdi. Mashcerano'yu çıkartıp Riera'yı alan Benitez de nazire yaptı ve Riera'da yaptığı ortayla bir assiste imzasını attı. Taktik elbette önemli ama şu maçta bu kazanma azmini, mücadele gücünü ve pes etmemeyi takımlarına aşılayan bu iki adama da teşekkür edelim.

Gelelim sana; Uğur Önver sen nasıl bir insansın arkadaşım? Böyle bir cehalet, anlatım özrünün tasviri mümkün değil. Bülent Ülgen'i kimse geçemez saçmalama konusunda diyordum ama bu gece bunu da yaşattın bize. İki karambol topuna organize pozisyonlar bunlar, maç içinde 154545 kere İstanbul ruhu lafı, organize penaltı derken ilk şoklarmış bunlar geç anladık.

Kuyyttttttttttttttttttttt çekkkkkkk diye karate filmlerinde gözüken bir tepkiyle televizyon karşısında irkildik ufaktan sonrasını madde madde yazayım aklıma geldiğince .. şaka değil gerçek bunlar
- Kalp atışlarımız hızlanıyor
- Drogba bir santrafor gibi
- Maç 2-0 ve bu sinsi bir skor
- Atış yapılırken baraj zıplasın diyor dikkat edin önemli bir detay derken goollll ( top auta çıkmış bu arada kale vuruşu kullanılıyor) ehuhe değilmiş, futbolun içinde böyle illüzyonlar da var
- 1 dolarlık Alex golü attı. Evet bin değil, milyonu yok sadece 1 dolar. Yanlış anlamayın Bosman kanunu gereği 1 dolar'a Chelsea Alex'i transfer etti. ( Çalışma izni olmadığı için Chelsea'nin anlaşmalı olarak PSV'ye verdiğini bilmiyor, hadi onu geçtim Bosman kanunu nedir?)
- Mişeyil Ballack bugün çok kötü sanırım hala Podolski'den yediği tokatın etkisinde ( burdaki Mişeyil tamamen spikerin haltı benle alakası yok)
- Babel'i yanına çağırdı Benitez, sanırım köşede biraz sohbet edecekler. ( N'Gog oyuna giriyor)
- Geçmiş olsun geçmiş olsun, bye bye Liverpool

Bu nedir be arkadaşım? Bize de yazık değil mi yahu? Maç sonunda star TV 0-212-478 07 87 numaradan aradım şikayet ettim. Telefonları susmamış Star Tv'nin müşteri temsilcileri bile sinirlenmiş artık bu duruma mutlaka ileteceğiz dediler, bakalım belki işe yarar.

Son cümle de ekşisözlükten gelsin konuyla alakalı...

"Sayesinde Bülent Karpat gözümde kaşgarlı Mahmut mertebesine ulaşmıştır"

Teknosa Türkiye Kupası


Kupada finalin ismi dün belli oldu. Dün ilk önce Tarsus'u 84-71 yenen Fenerbahçe adını finale yazdırdı. Peşinden ise Galatasaray-Samsun Basket'i 85-82 ile geçerek ezeli rakibinin karşısına çıktı. Bu aralar her alanda karşılaşmaya başladı bu iki takım. Voleybol bayanlarda yarı final serisi devam ediyor. Fenerbahçe'nin 2-0'lık üstünlüğü var o seride. Büyük olasılıkla Tbbl yarı final serisinde Galatasaray-Fenerbahçe eşleşmesi olacak. Galatasaray'ın Beşiktaş karşısında 2-0'lık üstünlüğü var. Üstüne erkekler Abdi İpekçi'de karşı karşıya gelecekler. Pazar günü olanlar bu oynanacak olan maçlarda tribünlere yansımaz inşallah.

Kupa maçları Kayseri'de oynanıyor. Maçların saatleri çok ilginç gerçekten. Finalin adı Galatasaray-Fenerbahçe olmuş Tarsus Belediye-Samsun olmuş çok fark etmez, maç saat 15.30'da. İşte,okulda,dershanede vs.. olan herkese bu maçı tv'den izlemeyin, salona gitmeyin deniliyor resmen. Biraz daha geç saate koyun bari final maçını. İşi, gücü ona göre ayarlamaya çalıştık sabahtan beri. Fenerbahçe son 5 senedir kupayı kimselere bırakmıyor. Galatasaray ise ezeli rakibinin karşısına Eurocup Şampiyonu etiketiyle çıkacak. Hedef ise 3.kupa. Dün oynanan maçta Esra'yı kaybetti sarı-kırmızılı takım. Esra'nın burnunda zedelenme varmış. Galatasaray, Son 6 günde 4.maçı olacak bu. Maçın sonlarına doğru etkileyebilir yorgunluk. Bakalım maç sonun Fenerbahçe 6 kez üst üste kupayı müzesine götürmüş mü olacak yoksa Galatasaray 3.kupa hedefini gerçekleştirecek mi ?

13 Nisan 2009 Pazartesi

Van Bommel


Sevmediğim futbolculardan birisidir Van Bommel. Real-Bayern maçında gol sevinci sırasında yaptığı hareketten dolayıdır bu antipatim kendisine. Yine konuşmaya devam etmiş. Barca'dan 4 yedikten sonra 8 kişi gelseler şansımız olur demişti bu sefer Ribery'yi göndermeye çalışıyor Bayern'den. Ribery'nin Barca'da oynamak istediğini ve tekniğinin, stilinin Barca'ya uyacağını söylemiş. Transferden pay mı alacaksın arkadaşım, boş boş konuşuyorsun. Açıklamasını görünce kendisine olan antipatim arttı durup, dururken.

10 Nisan 2009 Cuma

# 66 Arda Turan

10'un attığı gole top toplarken nasıl bizim gibi sevindiyse, dün gece yine bizim gibiydin. Hiç değişme, hep böyle kal. Taçsız Kral'ı izleyemedik ama seni doya doya izleyelim. Yıllar sonra senin hakkında her Galatasaray'lının anlatacağı çok şey olacak, seni izleme şansını kaçırmış çocuklara.

Arda Turan- GSmobile reklamı

edit...

Fiba Eurocup Şampiyonu GALATASARAY


Bugün yazılacak çok şey var ama toparlayacak kafa yok şu an. O yüzden madde madde yazıyorum.

- İlk maç kaybedildikten sonra aradaki 12 sayılık fark çok önemli değildi. Biliyorduk bu farkın bizim için ciddi bir tehlke olmadığını. Dynamo Kursk karşısında göstermişti bu takım, inandığı zaman neler yapabileceğini.

- Ayhen Şahenk değil Ali Sami Yen'di bugün salon. Bu sene Sami Yen'de bile bu tarz bir atmosfer yoktu. 3.çeyreğin ortalarında fark 4'e indiğinde biz televizyon başında ilk maçın tekrarı mı olacak derken, orada bulunanlar bir an bile yılmadılar. Kupada çok büyük pay sahibiydi bugün sonuna kadar takımı destekleyenler. Kupa kaldırıldıktan hemen sonra pazar akşamına atıfta bulunmak güzel olmadı ama Avrupa Şampiyonu olduğumuz bir gecede. Çok şanslı bir kesimdi bugün orada bulunanlar. Kıskanarak ama sürekli helal olsun diyerek dinledik onları.

- Arda Turan'a parçalı çok yakışıyor. Maç boyunca Ümit-Sabri-Arda-Emre ayakta seyrettiler maçı. İşte bizim takım,bizim çocuklar bunlar dedirttiler. Kaptan'da çok şıktı bugün. Şimdi ruhlarını gösterme sırası onlara geldi.


- Işılll,Işılll Albennnnn. Söylenecek söz yok onun için, Arda'nın dişi versiyonu. Esra'yı da unutmayalım, Işıl'dan bahsederken. Yürüyedurun kızlar.

- S.Young ve Augustus. Koyalım bir erkek takımına sırıtmazlar herhalde. Farkın eridiği anlarda Augustus'un yaptığı o iki blok yok mu, işte orada bu kız devreleri yakmış dedirtti. Kazanma hırsını yüzünden okumak için çok fazla bakmaya gerek yoktu yüzüne. Son hücum tercihi yanlıştı gerçi ama o top girseydi Ayhen Şahenk yıkılırdı o saniye. S.Young , eline ne geldiyse soktu potaya, maçı kopartan 3'lükte yine onun imzası vardı. Çok alıştık size, gitmeyin. Yönetim inşallah bu iki harika değeri tutar elinde.


- Sene başında Cumhurbaşkanlığı Kupası ile başladık hedefleri toplamaya. Avrupa Şampiyonluğu geldi,şimdi iki kupa daha var bu kızlardan istediğimiz. Çok oluyoruz belki ama bunu başaracak güçte var hırsta var Sarayın Sultanları'nda.

- Geçen sene Engelsiz Aslanlar'ın şampiyonluğu, bu sene kızların. Daha önce havaalanına futbolla inen 2 Avrupa kupası. Sultanların maç sonunda gururla üstlerinde taşıdıkları gibidir olayın kısa özeti.

- İlkleri biz yaparız,tarihi biz yazarız.

- Tekrar hepinize ayrı ayrı teşekkürler kızlar.

9 Nisan 2009 Perşembe

Lionel


Futbol seninle başka güzel be ..